Bazı yaralar kabuk olarak kalır, kanamaz ömür boyu.
İçten içe çürütür, kendisini bağlar ama iyileşmez.
Bu yara kanamaz ama içten içe çürütür.
Ya içimdeki yara geçecek mi?
Bazen acılarla yaşamak gerekir,
Bazen de gerçekten vazgeçmek gerekir.
Çevrem kalabalık dersin ama aslında yapayalnızsın;
Bu değişmez.
Düşünceler aklın önüne geçer,
Zihnin çeşitli oyunlar oynar.
Hiçbiri geçmez, sadece kabuk bağlar;
O da zamanla çürür, kanar oluk oluk.
Artık keşkeler kifayetsiz.
Gözlerimi kapatıyorum usulca,
Ben vuslat etmeye gidiyorum.
Kelimeler yetersiz; nokta, virgül anlamsız.
Çaya on şeker attım, yine de tatsız;
Yemeğe iki bardak tuz attım, tuzsuz.
Sadece vuslatı bekliyorum işte,
Nefes alıp veriyorum.
İlaçlarla iyileşecek sanıyorlar yarayı;
Yaram her geçen gün daha da canımı yakıyor.
Sevdiğim kadın beni böyle görünce üzülüyor,
Bir de parmak sayısını geçmez dostlarım...
Yara şimdi kanıyor, kabuk tutuyor;
Sonra yine kanıyor.
Ne bir umut ne bir hayal; hepsi yalan oluyor.
Kalemin mürekkebi bitti,
Bu şiir de burada bitti, eyvallah.
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 15:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!