Özlediğim biri var...
Her gün,
sessizce aklımdan geçen,
her gece
kalbime yeniden dokunan biri...
Hani en çok da
özlediğin anlarda gelir ya kokusu
Bir rüzgâr gibi değil,
ansızın içine çöken eski bir akşam gibi.
İşte ben,
Özledim seni.
Birlikte olamasak bile,
bir yerlerde nefes aldığını bilmek
kış gecesinde soba sıcaklığı gibi
ısıttı içimi yıllarca.
İnsanların diline göre konuştum zamanında,
Kelimelerimi onların dünyasında yoğurdum.
Ne eksildim kendimden, ne de kayboldum,
Sadece anlaşılmanın yolunu buldum.
Bir gecekondu sofrasında çay oldum bazen,
Yaran iyileşsin
kabuk bağlasın sessizce
içinde kanayan ne varsa
usul usul dursun
Acın dinsin
Para Konuşuyor
"Para konuşur." derlerdi,
inanmazdım...
Meğer doğruymuş;
bugün gerçekten
Paran mı var cebinde?
Sanma ki senindir o;
Toprak alır bedenini,
Malını da zaman yutar.
Kalıcı olan bir şey varsa,
Günümüz insanı, elinin altındaki ekranlara fazlasıyla teslim olmuş durumda. Parmaklarımız telefondan, gözlerimiz televizyondan ayrılmadan geçen saatler, farkında olmadan bizi hayattan, birbirimizden ve en önemlisi de kendimizden uzaklaştırıyor. Oysa insan olmanın özü; dokunabilmekte, hissedebilmekte ve anlayabilmekte gizlidir.
Hepimiz “insan gibi insan” olabilmeyi arzu ederiz. Ama bu, sadece bir temenniyle gerçekleşmez. Bunun için önce durup düşünmek gerekir: Ne kadar görüyoruz, ne kadar duyuyoruz, ne kadar hissediyoruz? Bir selamı, bir tebessümü, bir hal hatır sormayı ne zaman unuttuk? Ekranların sunduğu yapay dünyanın içinde kaybolurken, gerçek duygularımızı da yavaş yavaş geride bırakmadık mı?
Belki de yapılması gereken çok zor değil. Parmaklarımızı bir süreliğine telefondan, kafamızı televizyondan kaldırmak… Etrafımıza bakmak, bir insanın gözlerinin içine bakarak konuşmak, içten bir şekilde dinlemek… Çünkü sevgi, ancak paylaşıldıkça büyür; merhamet, ancak hissedildikçe anlam kazanır.
İnsan olmanın en güzel tarafı, özgürce sevebilmek ve merhamet gösterebilmektir. Bu yolda atılacak her küçük adım, hem bizi hem de çevremizi değiştirir. Belki dünya bir anda değişmez ama bir kalbe dokunmak, bir gönlü ısıtmak bile büyük bir başlangıçtır.
Dileğim odur ki; her birimiz, insan gibi insan olabilmeyi sadece istemekle kalmayıp, bu yolda yürümeye de cesaret edelim. Çünkü gerçek değişim, tam da o ilk adımla başlar.
Toplumun aynasına bakmaya cesaretimiz var mı?
Yoksa gördüğümüz manzarayı görmezden gelmeyi mi tercih ediyoruz?
Edebiyat yok
Felsefe yok
Mantık yok
Demokrasi kültürü yok
Adın düşse gönlüme, dağlar secdeye varır. Bir bakışın değse ruhuma, İçimdeki bütün putlar yıkılır.
Ben ki nefsimin zindanında yıllarca mahkum, Bir nefesinle zincirlerimi kırdım. Varlığımı ateşe verip kül ettim de, Küllerimin arasından Seni çağırdım.
Ey canın içinde saklı Can, Ey yoklukta tecelli eden Sultan! Senden gayrı ne gördüysem perdedir, Senden gayrı ne sevdiysem yalandır.




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...