Para dedikleri bir gölgedir,
Akşam olunca kaybolur.
Şatafat dedikleri bir maskedir,
İlk rüzgârda savrulur.
Nice insanlar gördüm,
Neme lazım
Elin beş koyunu, üç keçisi…
Kim götürmüş öteye
Bir tanesini?
Bir avuç toprakmış
“Neyse”nin İçinde Saklananlar
Günlük hayatın en masum görünen kelimelerinden biridir “neyse.”
Kısa, sade, zararsız gibi durur.
Ama çoğu zaman bir cümlenin sonu değil, içe atılmış bir fırtınanın üzerini örtme biçimidir.
İnsan “neyse” dediğinde gerçekten vazgeçmez çoğu şeyden.
Ne zamandan beri gülümsüyorum?
değer verdiğim insanların
o değeri taşımadığını
ilk kez fark ettiğim günden beri
Bütün korkulardan arınmış bir sabaha uyanmalı insan,
hüzün kapısını sessizce çekip gitmeli geceyle birlikte.
Endişeler, eski bir rüzgar gibi
uzak limanlara savrulmalı.
Çocukların lokuma, şekere doyduğu,
Bir bayram sabahı düşlüyorum.
Kapılarda mahzun bekleyişlerin değil,
Kahkahaların yankılandığı.
Fakir hanelerde kaynayan bir tencere,
Sen şimdi uyuyorsun ya,
Kıvrılmış kirpiğinden, saçlarından öperim.
Nereye koyacağını bilmediğin için alelade geçiştirdiğin ellerinden, avuç içlerinden öperim.
Gülüşü güzel,
bakışı içime dokunan kadınım
Saçlarında baharı saklayan,
bir mevsimi omuzlarında taşıyan,
konuşurken kelimeleri
Bir bahar sabahı gibi doğdun hayatımıza,
Gülüşünle aydınlandı her yanımız güzel torunum Nisa.
Kalbimizde açan en güzel çiçeksin sen,
Sevginle çoğalır umutlar her geçen gün yeniden.
O beni hatırlamıyordu.
Ne garip,
bir zamanlar aynı cümlelerde yaşadığımız insanın
bir gün yabancıya dönüşmesi.




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...