Dün ne düşünüyorsam bugün de aynı yerde duruyorum. Zaman değişiyor, şartlar değişiyor, insanlar değişiyor… ama bazı değerler vardır ki, onları değiştirmeye kalktığınızda aslında kendinizden eksiltirsiniz. İşte ben, o eksilmeyi göze alamayanlardanım.
Sabır diyorum mesela. Her şeyin hızla tüketildiği bir çağda, beklemeyi bilenin kazandığını unutuyoruz. Oysa sabır, sadece beklemek değil; doğru zamanda, doğru şekilde durabilmektir. Şükür diyorum ardından. Sahip olduklarını görmeyen bir insanın, sahip olamadıklarına isyan etmesi ne kadar anlamlı olabilir? Şükür, insanın iç dengesidir; yokluğun içinde bile bir anlam bulabilme gücüdür.
Ve tevekkül… Belki de en yanlış anlaşılan kavramlardan biri. Teslim olmak değil, elinden geleni yaptıktan sonra sonucu kabullenebilmektir. Hayatın yükünü biraz olsun hafifletmenin en insani yoludur.
Benim ölçüm ise hălâ net: Doğruya doğru, yanlışa yanlış. Eğip bükmeden, süsleyip saklamadan… Çünkü gerçeği eğdiğinizde, aslında kendinizi yanıltırsınız. Bugün doğru dediğinize yarın yanlış diyorsanız, orada bir ilke değil, bir savrulma vardır.
Dün ne düşündüysem bugün de onu savunuyorum. Çünkü mesele fikir değiştirmek değil; mesele, neyi neden savunduğunu unutmamak. Değerleriniz sizi siz yapar. Ve insan, en çok kendi duruşuna sadık kaldığında insandır.
Sabırla büyür insanın içindeki umut,
Şükürle güzelleşir yüreğin en sessiz yanı Ve tevekkül Kırılmış duaların ardından Allah’a bırakılan en derin emanettir.
Bazen geceler uzar,
Yollar yorulur,
İnsan kendi içine düşer sessizce.
SADAKAT
Sadakat, eğilmeyen bir dağın duasıdır,
Fırtına önünde bile dimdik duran edasıdır.
İnançtır; karanlığın bağrında doğan sabah,
Yıkılmaz bir kalenin görünmeyen surlarıdır.
Sağlam dostlar gerek insana,
Sarsıldığında tutacak omzundan,
Yolunu kaybettiğinde yeniden
Işık olup düşecek avuçlarına.
Hayatın çakıl taşlarını
Sağlam dostlar olmalı insanın,
bir sözle dağılan değil,
bir bakışla toparlayan.
Kişiyi kendine getiren,
yoldan sapsa da elinden tutup
Her yürek insan değildir;
Kimi gölgedir, kimi kandil gecesi...
Bir avuç insan vardır ki,
Girdiği yere sessizce huzur eker.
İncedir ruhu;
Bilmiyorum nereden düşer dizelere ilk kıvılcım,
bir rüzgâr mı getirir, yoksa içimde saklı bir yangın mı?
Sordum göğe, sustu yıldızlar,
yeryüzü bildiğini toprağa gömdü.
“Şair miyim?” dedim kendi kendime,
Yakamozlar dans ediyor
deniz gözlerinde...
Gece, sessizce kıyıya yaslanırken
ışıklar usulca düşüyor bakışlarına.
Şu anda insanlık tarihinin
en samimiyetsiz çağlarından birini yaşıyoruz.
Bir dosta omuz vermek,
bir komşunun yükünü hafifletmek,
bir akrabanın derdine ortak olmak,
Eğer maaşın
yalnızca bir lokma ekmeğe,
bir tas çorbaya,
bir yatağın yorgunluğuna yetiyorsa,
sana özgürsün diyenlere aldanma.




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...