Bu çağda duygusallık,
eskimiş bir hatıra gibi görülüyor;
kalblerin sesi susturulmuş,
vicdan, gürültüler arasında kaybolmuştur.
İnsanlar yüzlerine maske takar,
Son zamanlarda meydanlardan bazılarının
elinden oyuncağı alınmış çocuklar gibi
çığlık çığlığa sesler geliyor
Bir kürsüden diğerine
savrulan sesler,
Bir insanın yüzünde saklıdır hakikat,
Ne yazarsa yazsın isminin önünde, eksik kalır bir yan.
Ünvanlar gelir geçer, rüzgar gibi,
Ama bir bakış yıllara meydan okur, susmadan.
İnsanlık santim santim kısaldı,
Boy değil; vicdan eğildi önce.
Aynalar sustu, yüzler çoğaldı,
Hakikat sürgün oldu düşünce.
Gök yerinde, dağ yerinde duruyor,
Söyleyecek çok şey var içimde,
kelimeler kapıya dayanmış,
her biri ayrı bir ağırlık,
her biri ayrı bir yangın.
Ama
Kalbi olanın
bir avuç merhametle yürüdüğü bu dünyada
aklı eksik sayıldı çoğu zaman.
Beyni olanınsa
hesapları büyüdü,
İnsanların ne dediğine takılma...
Çünkü çoğu zaman
sözlerin terazisi vicdanla değil,
çıkarla tartılır.
Biz Ergenekon Destanı’ndan çıkan bir milletiz;
ateşi sadece yakmadık,
ona yön verdik.
Demiri eritmedik sadece,
kaderimizi dövdük
Yıllarca
dost biriktirdiğimi sandım.
Meğer raf ömrü çoktan bitmiş,
zamana yenilmiş,
tedavülden kalkmış insanlar doldurmuşum hayatıma.
Tek güvencemiz Allah’tır;
Ne servet,
ne makam,
ne de gelip geçen kalabalıklar...
İnsan bazen en sağlam sandığı dalların




-
Muhsin Yener
Tüm YorumlarÇöl Ortasında Bir Vaha
Denize kavuşmak umuduyla
bir ırmağın koynunda aktığımı sandım.
Her virajı,
her taşı,
her sessizliği
denize çıkan bir yol bildim.
Oysa yanılmışım...
Meğer ben,
sulara kavuşmayı bekleyen bir ırmak değil,
sonsuz susuzluğun ort ...