Aile sofralarında başlar bazen hayatın yükü,
henüz çocukken konur omuzlara
"zengin ol" denmeden,
ama hep o ima ile büyür insan.
Çevre bir aynadır aslında,
seni sevmek
biraz utanmak gibi
biraz da kimseye söyleyememek
adını içimden geçiriyorum
yüksek sesle söylesem
kırılacakmış gibi
Ters döner bazen çarkı bu fanî alemin,
Yıkılır sandığın yerden doğar gizli iklim.
Kapanır bütün kapılar, yol biter sanırsın,
Meğer her çıkmaz sokakta Hakk’a varır adımın.
Allah’ım
Beni, sözü kirleten dillerden uzak tut.
İçinde hikmet olmayan cümlelerin
karanlığına düşürme beni.
Dedikoduyla büyüyen kalplerden,
Bir insanı tanımak istiyorsanız,
sorduğu sorulardan çok
baktığı yerlere dikkat edin.
Ne okuduğuna bakın,
ne yazdığına…
Neye güldüğüne, neye sustuğuna…
Beni,
yazdıklarımı,
paylaştığım sözlerimi, şiirlerimi
anlamakta zorlananlara,
Bir tavsiyem var yalnızca:
Anlamlı bir hayat yaşamak,
Yanımızdan sessizce akıp giden zamana
Bir an olsun dönüp bakabilmek...
Görmek,
Anneler
Bir ömür boyunca
evladının gülüşünü
kendine bayram bilen
sessiz dualardır.
Arabesk Entelektüeller ve “Geliver Ayvazım Gidiver Tingozum” Hali
Toplum olarak tuhaf bir eşiğin üzerinde yaşıyoruz.
Bir yanımız bilgiye aç, diğer yanımız ise yüzeyde gezinmeye razı. Kendimizi “entelektüel” diye tanımlamayı seviyoruz ama çoğu zaman bu tanımın içini dolduracak sabrı, disiplini ve derinliği göstermiyoruz.
Ne kadar zaman geçerse geçsin
insan en çok
babasının sesini özler.
O tok sesi
Bir omuz gibi duran nasihatlerini,
"Ben buradayım evlat" diyen güvenini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!