Basit ve kaçınılmazdır başlangıç, bir iki üç...
Yaratıyordu hep kendini, somut ve zamansız, bir andı yok.
Damlar mı, damlamaz mı, aynadaki yansımadan sonsuzluk?
Cam kırıklarının peşindeydi, uykusuz çocukların avucunda biriktirdiği.
*
İlk anda, bir inatla, tuzlu çiğ balık yutulur okyanuslardan, hizalandığında gezegenler son defa.
Simsiyah bir perde çekiyorum, kulaklarımın üstüne,
Gürültü neden bu kadar fazla ve sen, neden bu kadar dilsizsin?
Takvimlere, zembereksiz taşlar fırlatıyorum, ağzımdan seni sayıklamalarımda,
Şarkılarıma saplanıyor hepsi..
Seni, kalabalığa sürgün ediyorum..
Her yutkunuşumda, aldığım sen tıkıyor zihnimi..
Pas tutan devirlerden, çıkıp geldim,
Başka diyarlardan, uzak iklimlerden.
Yorgun bir mazinin, tortusu var ruhumuzda,
Suskunluğu yaran, ezgilerle oyalandım.
*
Benzer bileğin, çarkında inceldi kederimiz,
Sabahleyin yolları harap kıldık,
Güzelliği silerek serap kıldık,
Kadehteki zehiri şarap kıldık.
*
Masumane hisleri yaktık narda,
Buzul kesti yürekler uçsuz karda,
Artık oyunun vadesi bitti,
Gençliğimin tüm neşesi yitti,
Hayat beni ileriye itti,
Tuzağa düştüğümü anladım.
*
Bu yolun sonunu parlak sandım,
Vurgunu şahıslar, kaderin cezası sanarak!
Dostlar, şu fani yurdun, acı ezası sanarak!
Garipler, Musa Kulun, derin rızası sanarak;
Mala gelsin zararlar, elbet fikriyle susuyor...
*
Soygunu görenler, zenginin yarası sayarak!
Ana babaya, çatılmasın yüzün,
Hayır duaları, hep sana düzsün,
Acılara sabret, kendine sözün,
Kadere teslim ol, zorlanma çocuk...
*
Kötü insanlardan, olsun bir farkın,
Telaşlı hayatın, telaşından sıyrılıp,
Sakin limanda, demirlemeye var mısın?
Kederin yükünü, omuzlarından atıp,
Kaderi, baştan mühürlemeye var mısın?
*
O ipekten hayalin, o latif visalin,
Yazılır adın,
----her batan güneşe,
Dalgalarımsın sen benim,
----her aşk gemisinde,
Bu dünya,
----bir yalan ama,
Unutmak istiyorum,
Bu anı unutmak.
Unutsam, diner mi bu sızı,
Unutsam, çekilir mi bu sis.
Gizlesem bu durumu,
Gizlesem bu durumu herkesten.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!