Şatolar ardında gizlenir peri,
Büyüler kaplar şu yemyeşil yeri,
Aydınlatır ruhu sihir feneri,
Kelimeler tükenir konuşurken,
Yürek sızlar gizlice kavuşurken.
*
Ey peri kızının, mahur bestesi,
Yüzümdeki, o eski aşkın izi,
Rüzgârla gelecek, o sevgilimi,
Sonsuza kadar, sürecek olanı.
*
Göğün derinliklerinden geleni,
Bir masal defteri açtım, yaldızlıdır kapağı,
İçinde saklı duruyor, devlerin yüce dağı...
Zaman usulca akarken, gökyüzü yedi renkli,
Geçmişten haber veriyor, perilerin otağı!
*
Bahar gelince yazılmış, ebruli salnameler,
Uzaklardan koşup da ahvalimi mi duyacaksın?
Yıktığın o harabeyi vicdanla mı yoracaksın?
Hatıramızı zihninde köşeye mi atacaksın?
Şu perişan bedenlerde yaradır yitik ruhumuz.
*
Gör ey canan, koca âlem keder ile yas tutmakta;
Pervane misali yanmalı, kora düşmeli.
Visal anını sükunetle, sessizce gözlemeli.
Mum gibi erimeli, benliği tamamen bitirmeli.
Hakikat nuruna perdesiz, çırılçıplak erişmeli.
*
Bizim Yunus dilli olmalı, yollara düşmeli.
Geçen sabah, ruhuma zift çektim,
Eskici dükkanından, ikimize taze kanatlar kiraladım,
Hangi uçuruma sürersen sür, bataklık da olsa,
Peşini bırakmayacağım.
*
Bütün eleştirmenlere, lafım şudur:
Zalim asırların zehrini, içer tok soylular,
Keskin soğukların kahrını, bilmez kör boylular,
Pislik çukurların, tozunu emer kem huylular,
Rahat köşklerin sofasında, eğlenir ahmaklar.
*
Zorba sultanların zulmünü, köleler hakladı,
Ters akarken nehirler,
dans eder gölgeler,
süzülür ekranlardan,
kodların akışı.
Hayallerin yokuşu,
can bulur piksellerde,
Piliç kanadının,
----fiyatı piliç,
--------ne oldu da,
------------yükseldi bu kadar,
Akıllı olmak da,
----bir beceri,
Dağlar aşardım, dizler büküldü,
Gözümden kanlı yaşlar döküldü,
Yürek bağından güller söküldü,
Derdim çoğaldı, pilim bitti bak.
*
Hayat yükünü sırtıma saldı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!