Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Çam
----yolundayım,
--------Zorgun
------------yaylasının,
Aşağıdayım,
----terastayım,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Pusludur hiçlik,
Erdem ise, parıltı ve şavki,
Asıl yöndür yıldız,
Mevcudiyetin mimarlarıdır, alev ve balçık, nefes ve nehir,
Cehalet ise, şafağı yok etmek adına atlar sırtına.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Geldim o kasvetli şehre,
    yağmurdan yıkılmıştı köprüleri.
Silahların ve çığlıkların yankısını,
    dinliyordu toprak derinden.
Paslanmıştı demir yolları,
    arzulu ruhların kurumuştu kanları.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Acı çeken vefalı kadınlarımız,
Yüreklerinde taşır beşiklerini,
Tırmanırlar hayatın dağlarına, tepelerine,
Kanlı, kasırgalı bir kurşun yüküdür hayat,
Ağıt, ağıt sırtlarında taşırlar onu,
Acı türkülerle taşır yorgun annelerimiz onu,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Sevgiyle sahiplen işine işçi Mehmed,
Sevgiyle yaklaş güle dikene,
Ayakların parçalansa da işkencede,
Ancak sevgiyle aşılabilir mesafeler.

Sevgiyle kurtulursun zalimlerin mazlumlara yaptıklarından,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Konuşabilselerdi
----tek
--------tek,
Ne
----söylerlerdi,
--------ne

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ne anlamı var,
----unut gitsin diyorlar,
Mahvettin hayatını,
----bir sevgiliyi severek,
Dön geri diyorsun,
----neredesin şimdi,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ben
----de
--------isterdim,
------------başlayayım
----------------konuşmaya,
--------------------sen

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Zaman hızla akıp giderken,
    ne de çok eskiyor insanlık,
Selamlarımız yankılanırken boşlukta,
    yurdumun kokusu soluk.
İyi niyetler kaybolmuş,
    doğa da yaşlanmış sanki bugün,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Eski çiftçilikte, yetmiş öncesi devirde,
Ekin biçip bağlanır, toprağa istiflenir.
Üst üste konan, otuz dokuz demete,
Dokurcun derlerdi, adı dokumadan.
Buğday sapı, taş dövenle ayrılan saman,
Öküz, manda, at arabasıyla taşınırdı.

Devamını Oku