Bir bardak sıcak çayla bütün dertler silindi,
Yorgun düşen ruhuma gizli şifalar indi.
Masanın kenarında tüterken sisli duman,
Durmuş sanki sükutla akıp giden o zaman.
İçtikçe yudum yudum zihnim açıldı birden,
Kurtuldum yavaşça beni yoran her bir kirden.
Güzel Elif, dağa baktı,
Sarp yollarda, ateş yaktı,
Uludağ'dan geçiyorken,
Sıra dağdan, nehir aktı.
*
İstanbul'un konakları,
Açılsın o kör paslı kilitler,
Hatırla dünyadaki açlığı,
Sınırsız ve sebepsiz kavgayı,
Düşen o masum garip canları.
*
Açılsın o kör paslı kilitler,
Mavi bir sabahın serinliğinde,
Aydınlık düşlere uzanırcasına,
Ufkunu umutla süsleyen canlar,
Hedefi bulurlar çetin bir yolda,
Şahlanan bir devin yelelerini,
Sevgiyle kalbine basıyor onlar.
Bize sunulan lütfu, gururla okuyanlar,
Derin manayı bilip, göğsüne dokuyanlar,
Emaneti alarak, özenle koruyanlar,
Güzel hatıraları, hep yürekte gizlerdi.
*
Titreyen dudaklarda, açarken beyaz güller,
Biraz içim sıkılsa,
Alnım terlese,
Ellerim buz kesse,
Kımıldayamazsam,
Zihnimde senelerin izleri,
Kesik kesik, inleyerek akıyorsa,
Yüzü gülen yabancı,
Gülüşü hoş geldi, hoş geldi,
Beni zora sokan yabancı,
Gülüşü hoş geldi, hoş geldi.
*
Masum bakışlı, güzel insan,
Bizim yaylamız ve bizim dağımız,
Havasına kurban, güzel köyümün.
Bizim bahçemiz ve bizim bağımız,
Havasına kurban, güzel köyümün.
*
Gürül gürül akar, su gözeleri,
Güneş doğar, yeşil kırlara,
Şebnem düşmüş, narin yaprağa,
Huzur dolar, esen yellerle,
Uyanır can, toprak ve doğa.
*
Sadece doğadadır neşe,
Her işte bir sebep var, bir de netice bunda,
Karmaşık olayların ardı, görünmez kumda.
Gerçeğe erişmek için, araştır derince funda,
Her sonuca götüren, bir yol var aslında bunda.
*
Gizlenmiş sırlar, nice bilinmezler onda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!