Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Vur yüzeye tahta yansın,
Sürttükçe hep kora bansın,
Ateş çıksın şu yüzeyden,
Kıvılcımlar kopsun telden.
*
Cila verdim yana yana,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Faizler belimi büktü,
Krediler canımı söktü,
Kasa maaşımı döktü,
Tükendim şehrin boş sokaklarında.
*
Senetler masada yığılı,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Simsiyah bir neşe iliştirdim göğsüme,
Süzülüp indim, o yaldızlı tahtınıza,
Günahlar bile, ne kadar zarif işlenmiş burada,
Sana da kucak dolusu selam, kötülüğün başkenti.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Minik bızdık koştu toprak zeminde yalın ayak,
Toros dağlarından coşup esen yele bakarak,
Zeytin ağacı altında serin gölge aradı,
Küçük bızdık gülümsedi umuda sarılarak.
*
Büyük gemiler alarga bekler loş limanlarda,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Göğsüme yasladım küçük curamı,
Gözyaşım yıkasın gizli yaramı.
*
Mızrabım dokunur ince boynuna,
Ezginle düşerim sevda koynuna.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

O soğuk şehire düşerken ayaz,
Fakir çocukların elleri beyaz,
Derdin pençesinde koparken avaz,
Zalim devletlere yapılmaz niyaz;
Böyle küçücük akılla uçarsın,
Belalardan hızla uzak kaçarsın.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir aşk ki çağlar boyu aksın sular,
Gümüşten elbise giysin tüm pullar,
Sonsuz mavilikte kaybolsun yollar.
*
Sanki derinlerden doğan bir nehir,
Sensiz yüzen her balık bana zehir,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ruhunu asırlardır,
Bir bir aradım,
Tek başına koydum,
İskandinav fiyortlarında.
*
Bir devir daha,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Gizlice tasarlanan kötülüğü harlayıp,
Karanlık kıtalara felaketi yollayıp,
Gözyaşı selleriyle umutları bağlayıp,
Masumları kandırıp acıları katlayıp.
*
Kudretli efendiler tahtlarında otursun,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Arpayı don vurunca çuvaldan fırlatırsan,
İnce ince sakınıp ansızın batırırsan,
Gece gündüz uyuyup tembellik yapıyorsan,
Asla karın doyurmaz küfede bekleyenler.
*
Soğuk aylar girince meyveler dikiyorsun,

Devamını Oku