Issız çöller ortasında,
At sürerim, şafak vakti.
Dert yüklüyüm ah, dert yüklü,
Attığım ok, hangi yanda?
*
Güneş doğar, kızıl ufuk,
Büyür yuva yavrularla,
sevinçle dolar içimiz.
Yücelir kutlu nesillerle,
geleceğimiz.
Bu bizim ödevimiz,
durmayız, var andımız.
Doruklarda, kasırgalar esince;
Dereler coşkuyla yolları kesince,
Erenler destanlar okur sesince.
Övgüler yollarım yüce yurduna,
Türküler yakılsın cesur kurduna.
*
Turuncu şişman gövdem;
Esir düştüm çamurda.
Kurguladım araba,
Yattım Ahmet'in orda.
*
Yapraklar soldu bitti,
Kendisinden ayrı yürür izler,
Yüreğini saklı tutar yüzler.
*
Sözü rüzgar gibi eser boşa,
Eylemleri çarpar durur taşa.
*
Yakıldıkça tüter efkarlarım, loş menzil içinde,
Bir zehirli duman sarıyor şimdi tüm bedenimi.
Soluyor her rengim, kalırım hep dertlerin peşinde,
İçime çekerken unuturum gerçekten kendimi.
*
Acılarla çekiyorum, içime her bir dumanı,
Serüven bir tutkudur,
Eşsiz altın kutudur,
En kuvvetli duygudur.
*
Macera cesarettir,
Bulunmaz keramettir,
Yüzü süzünce,
Saklanıp kalır.
Ceylan misali,
Kalpte filizler.
Fikri kaplarken,
Ilık esinti,
Karanlık sokaktan usulca geçtim,
Menzili olmayan yolları seçtim.
Nemli caddelerde parlıyor sular,
Bağrımda kanayan sessiz duygular.
*
Mesafe artarken biter takatim,
Oğlum şans oyunlarından, boş heveslerden vazgeçmez.
Islanmadan, denizi aşmaya kalkar.
Gözetmez vaktini, namazı abdesti.
Daha fazla dayanamam, zorlukların ağırlığına.
İmkânlar hazırsa, durduğu yerde durmaz.
Yanılmamak için, seçtim pahalıyı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!