Kancalar atıldı, güverte çöktü,
Yiğitler ant içip, kanları döktü,
Topların ateşi, direği söktü,
Boyun eğdi elbet, donanma bize.
*
Midilli bağrında, tayfalar coşar,
İzanı terk eyleyip, kafayı üşütmeli,
Sağduyu kalesini, temelden çürütmeli,
Nizamın vagonunu, rayından yürütmeli,
Mantığın küllerini, rüzgarda öğütmeli.
Mesafeleri adımlarsın, yolumu bulman imkansızdır,
Yılların farklı demlerinde, yaşamın artık çok soğuktur,
Benden ırak diktiğin çatı, ruhunu sıkacak kapandır,
Önemsiz kılmayı denesen, şefkatin kafeste esirdir.
*
Sızlanmadığını söylesen, bakışların içten denizdir,
Yüce dağların arkasında gün doğar,
Mavi gökyüzünden inen serin sular,
Gönülde yeşeren umut ağaçları,
Kafi gelmiyor insanoğlu nefsine.
*
Uçsuz ovalarda durmadan koşanlar,
Şiirde ilk iki satır, birbiriyle sesleşir,
Kulağa hoş gelen, bu ahenge kafiye denir.
*
Üçüncü mısra ile dördüncü de tam uyuşur,
Ozan bu ses uyumuyla, dörtlüğü örtüştürür.
*
Truva ateş saçtı,
Kahramanlar kaçtı,
Demir kılıç elde,
Aşil yara açtı.
*
Olimpos kan dolsun,
Hattatlar ürperir nedense,
O bilgenin çehresini, taşa kazımaktan,
Ve gizlenirler, mağaranın en loş köşesine.
*
Babilli yontucu bir kız, heves etti,
O kâhinin suretini, kile dökmeye,
Zengin doymak bilmiyor,
Fakir hepten ağlıyor,
Zulüm sarmış dört yanı,
Kimse derman olmuyor.
*
Bozuk çarklar dönerken,
Düşman ordusu rüzgar gibi kaçarken,
hışımla savrulacaktı yurdumdan düşman,
Tarihin yazıldığı büyük bir an,
o kıyılarda benzersizdi yaşanılan,
Zafer tacı aranıyordu Türk'ün,
bekliyordu ulus şanlı bir son,
Bulutlar üstünde kurulan otağ,
Yiğidin yazgısı dağları aşar.
Geceler karanlık, görünmez bir bağ,
Kahraman kanından nehirler taşar.
*
Canavar ininde kılıç şakırdar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!