Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Narin gökkuşağında, soluk bir yansımayız belki de,
Yüzyılların yıprattığı köşeli kayalarız,
Geçmişin, dökülen sahifeleriyiz.
*
Arka plandaki uçuşan renkleriz,
Ayırt edilemeyen, idrak edilemeyen, incitilen.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Yazılacak
----hak
--------yolunda
------------İslam,
Herkes
----bilecek,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Umudum karlı dağlardan yüksek,
Mavi denizlerden engin,
Gelecek günler,
Bugünden daha güzel olacak.

Sadece kadınlarda kaldı umut,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Çift suret durur önümde, çift beşer,
Birisi, altın işlemeli kara kaftan kuşanmış,
Bir adımı sırça köşkün eşiğinde, öbürü sokak tozunu çiğniyor,
Öteki suret, yarısı ağarmış, yarısı kızıl kirli bıyığı,
Omzunda büzüş büzüş, keten kumaştan bir hırka,
Belinde ondan harap, uçları sıska, topuğundan yüksek şalvar..

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kalbimin en derin yerine, yerleştiriyorum özlemi,
Her geçen gün, daralıyor evren,
Ya da ben genişliyor, ilerliyorum,
Durmadan uğraşıyorum, hüzünle yüzleşmemek için,
Çıkıyorum hep karşısına,
Kaybedip, bulamıyorum seni.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Çok yalnızızdır bazen,
Gecenin sessizliği kadar yalnız,
Gündoğumu kadar çaresiz,
Gökyüzü mavisi kadar karanlık.

İlkbaharda yaprakların solması gibi,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Boşluğun kavislerinde dans ederken çığlıklar,
    derinliklerdeyim yine, dönüyorum başlangıca.
Batıyorum, yükseliyorum bu dipsiz sularda,
    çamurun prizmalarından yansıyor gölgeler.
Hiç kaybetme imanını, diyor o demir ses,
    pes etme, yüksel diye haykırır bir kırık nefes.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Mühendisdir ki bu mülkü çü çar unsurla bünyân eder,
Bu tertîb-i ilâhîyi görenler hep figân eder.
*
Su, âteş, bâd u hâk üzre kurulmuş tab-ı insânî,
Bu dördün sırrını idrâk idenler seyr-i devrân eder.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Sema-i dûd şevk-i şem’-i şeb-i gûn olur giderek,
Zamanedir bu zemân-ı gerdun olur giderek,
*
Neşât-ı gâha erişmez bu sevdâlı gönüller,
O sayd-gâh bir gün figân olur giderek.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Çıkacaksınız bir gün, bu çatıdan, bu yoldan,
Çıkacaksınız siz, o gün hayattan çoktan,
Çıkacaksınız, döngülerinden de anıların,
Çıkacaksınız bir gün, varlığın çemberinden.
*
O çıkışınız, ne kadar da anlamsız olacak,

Devamını Oku