Bilinirdi azizler tarafından,
Gıcırdamazdı artık tabutlar,
Islak peçeteler zamazingodan,
Bir fahişeyi ağlatmaya yeter tükürüğü.
Zevk almak senin elinde,
Kibrin şatafatlı kuleleri,
Sinsi akreplerin inleri,
Bir avuç şanslıya panzehir.
*
Ter döktü hiciv ustası o çukurda.
*
Eğilmiştin yine,
----her nefes alışımda,
Geçerken, her bir defasında,
----tel örgülerden bile,
Sınır nöbetlerinde şimdi,
----uzaklaşıyor yokluğun,
Kıldık mevzumuzu,
----olan varlıkta,
Nasıl beyan edeyim,
----ben bunu sana?
Anlamsız yaşantım,
----sen yanımda olmayınca,
Güllük
----gülistanlık
--------olsa
------------da,
----------------dışarıda
--------------------her
Aldanmış âlim, o söze,
Asıl sandığı surete.
Gizlenmiş bir de yanlışa,
Uğramış derin hayrete.
*
Bir mecnun ki, şu baş kâtip,
Temmuz sıcağında, güneş kavurur,
Kazma kürek ile, toprak savurur,
Alnımdan süzülen, tuzu kurutur,
Zahmet nedir, emek nedir, kim anlar?
*
Ufacık taneler, saçılsın düze,
Kimdir bu yüzler,
şimdi yollarda?
Biliyorum ki,
değişmeyecek asla,
Toprak altındaki,
çarpışma nidalarıyla.
Şiir şaire yazılmaz, seslendirenin mülkiyetindedir sözleri,
Seslendiriyorsa eğer bu şiiri birileri, dile gelir kendi hisleri.
*
Şiir aşka yazılmaz, okuyanın yüreğindedir her dizesi,
Okuyorsa eğer bu şiiri birileri, yankılanır kendi hevesi.
*
Kimi destanını yazar devranda,
Kimininse,
Hüsrandır payı,
Fakat sezilir mutlak bu.
Tam da bu çelişkideyim şahsen,
Zira sen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!