Ne haldir, bu yaşanan,
Kafesin içindesin,
Olmasa da uzaktan,
Bağlarla çevrilisin.
*
Yanına gitme denir,
Millet tutunurken, kopmaz halatlara,
Niçin sarılmalı, bozuk umutlara,
Bütün limanlar, gömülmüş riyalara.
*
Koptuğu vakitte, o sağlam urganlar,
Derin sularda, yutulur tüm gemiler,
Görünmezden görünür aleme, bir köprü kurulur,
Ham kişi kabukta kalır, gölgesinde yorulur.
Dışarıdaki yüzü töredir, uyana yoldur,
İçerideki cevher irfandır, duyana boldur.
Fani hevese düşen, suretin nakşında eğlenir,
Sonsuzluğa talip olan, mananın sırrında dinlenir.
Nice köprüler tanıdım ben,
Kayası sevgiyle istifli.
Eski destanları andıran,
Demir hatlarına gelince,
Zamanları aşkla kilitli,
Ateş parçasından değerli,
Bir deli çıksa da sorsa hesabı,
Yüzlere çarpsa şu bozuk kitabı,
Yıksa baştan başa bütün mihrabı.
*
Tarihi bilmeden destan yazarlar,
Aklın kuralını her gün bozarlar,
O zâlim kimseye, inanmaz oldum,
Göğsümü daraltan, kış akşamında,
Tertemiz hisleri, yıkıp da gittin,
Fırtına koptukça, sızlar içerim,
Gelecek günleri, arar gözlerim,
Katlandım kedere, zora zahmete,
Yıllar geçti aradan koptu bizim bağımız,
Yalnızlığa büründü sensiz kalan çağımız,
Kasaba yollarında beklerim ağlayarak,
Hüzünlere gömüldü viran olan dağımız.
*
Gurbet ellerde kaldın tek başına biçare,
Denizlerin dibinde keskin sancılar kanar,
Soframıza konulmuş nimettir onca zaman.
Yiyen dudaklar ekmeğin lezzetine yanar,
Süzüldü damlasından, koptu yürekte tufan.
*
Süzülür yüzümüzden emek incisi damla,
Manayı avlamaktır işin, kuytusunda cümlelerin,
Tebessüm eden yüzüyle, dipsiz bucaksız uzayın,
Kelimelerin neşesinden, asırların dilsiz çırakları,
Yanılmak esastır elbet, anlamlar diyarında.
*
Erişti bir yıldıza, hevesle koşan adımlarım,
Boş sayfa, dolsun diyerek,
Durmaz kopyalar, kopyacı,
Başka dizeyi seçerek,
Cümle tırtıklar, kopyacı.
*
Utanmaz yüzü kızarmaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!