Teller koptukça hüzünle ağlarım,
Issız yollarda türküye dalarım.
*
Sazımın göğsünde hasretim durur,
Mızrabım değdikçe sancılar vurur.
*
Raftan indirince, tozunu sildim,
Eski defterimde, senin izin var.
Mazinin yasından, saçımı yoldum,
Eski defterimde, senin izin var.
*
Kalemim düşmüştü, okul yolunda,
Eski defterleri, açtım kapadım,
Yolun sonu uçurum, izler kayıp.
Doğruyu ararken, zora saplandım.
*
Hangi dağdan eser, bu sert rüzgarlar?
Başını taşlara, vursun o başlar!
Eski değirmen durmadan döner,
Taşı toprağı hep boşa yener,
Rüzgar esince çarkları söner.
*
İçinde buğday ezip un yaptı;
Büyük bir fabrikaya o kattı,
Her cisme uymaz,
Bu eski deriden, çıkılır mı hiç?
*
Çoğu zaman, bir yılanın soğukluğunu giyinen,
Baktığı aynalarda, dünkü yüzünü tanıyamayan,
Her yeni surette, eski benliğini unutturan,
Eski geceler bitti kardaş,
Yandı kavruldu bizim sırdaş,
Fitil tükendi yavaş yavaş,
Gözden döküldü o sıcak yaş.
*
Artık değişti eski zaman,
Aklıma da düştü, o mahzun çehre,
O eski günleri, bulsa da görsem,
Hayali durur, aynı pencerede,
O eski günleri, bulsa da görsem.
*
Akdağ’ın başına, duman çökünce,
Kes sesini sus ulan,
Söylediğin hep yalan,
Ortada kalmaz talan,
Bela gelir üstümüze,
Sokaklar küser yüzümüze.
*
Bütün o eski hikayeler,
İyi ve kötü tecrübeler,
Size sunduğum ne varsa,
Helali hoş olsun sizlere.
*
Size harcadığım kafa,
Bir eski kitap kokusu, benim hislerim,
Zamanın içinde, yolculuğa çıkmış,
Her sayfada, ayrı bir hatıra,
Sarıya dönmüş yaprakların arasında.
*
Bir eski kitap kokusu, benim hislerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!