Dağılmış küf kokusu, o tükenmez günlerde,
Solgun yüzlü insanlar, yürür yorgun yerlerde,
Ter kokan yığınlara, kimse hesap sormuyor,
Çiçeklerin nefesi, bu kentte hiç durmuyor,
Sunuluyor taze kan, kurumuş yapraklarda,
Sona ermeden akşam, yitiyor topraklarda,
Her anına sızmasına, fırsat sunduğun,
Çalıp saklayacaktı, bir ilmeğini daha söküp,
Sandık lekesindeki tozlar.
*
Düştün bir tülün ardına,
Bir tanıdık tül,
Bu daracık kılıf, sıktı derinden,
Bir gölge misali, geçti yerinden,
Usandım durmaktan, hep aynı yönden,
Bütün düğümleri, çözesim gelir.
*
İçimde bir nehir, taştı yolundan,
Şu demirdeki biçim, şu sert çerçeve,
Kalın mengenelerle tenimi sıkıp geçer.
Ellerini çekemezsen, kemiğini ezer,
Nasıl da çiviler, darbe üstüne darbe.
*
Dökülüp dondu alaşım, soğuk kalıpta bekler,
Bakışlarında bir ışık hüzmesi,
Yavaşça ısıtıyor, iç dünyamı,
Cümlelerin, lirik bir ezgi gibi,
Can katıyorsun, benim varlığıma.
*
Issızlığımı anımsatıyorlar,
Darıları ezsek,
Hüzünleri sezsek,
Şişelerde gezsek,
Canın dertten bezsek.
*
Ekşidikçe tadı,
Gurbet illerinde kaldım biçare,
Ruhumda kanıyor onulmaz yare,
Hasretin vuruyor garip sineme,
Darıldım talihe bulmam bir çare.
*
Saçının teline dokunsam inan,
Şans yüzüme güldü,
Uzun seneler sonra,
Gönül kapım açıldı,
Hayalimi buldum sonunda.
*
Güneş gibi parladı,
Sırtını çevirdin,
çehreme bakarken,
Dikkatliydin dün,
perdenin ardında,
Her yere dağıldın,
yetişkin gibi durmadın,
Huzursuzluğu, ne anlatmakla bitirebiliyorum, ne de hissetmekle.
Her saniye, seni arıyor içim, her zaman seni istiyor, titrek kalbim.
Gördüğüm her şeyde, seni anımsıyorum, içime çektiğim her nefeste, seni soluyorum.
Ne olur gel artık, yalnızlığa katlanamıyorum..!
*
Yorgunluğu, ne saymakla bitirebiliyorum, ne de yaşamakla.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!