Her bir günün, şafağında başlarım,
Bu çetin yollarda, hep savaşırım,
Ga yemdir benim, ayrılmaz yoldaşım,
Her bir günümde, kan tere battım ben.
*
Hem düşer, hem de hızla tırmanırım,
Dostlar uçup gitti, kapandı çağlar,
Sırtımdaki küfe ruhumu bağlar,
Geç kalmış yüreğim derinden ağlar.
Gizledi mektuplar, bütün yazılanları,
Neyin nesiyim, fısıldasın artık sular,
Avare gezerim asırlardır,
Ruhum nerelere ait ecdadım, ufak kelam et atam.
*
Kırgın atar yüreğin, şahsım misali,
Belirsizce göründü, zamanın derin izleri,
Yayıldı umut boşluğa, bir fısıltı sesiydi.
Aniden yazar, temiz kağıda aşkla eğildi,
O anda kalemine, herhangi bir kelime dokunmadı.
*
Sabahın ötesinde bir yerde, uzaklarda,
Sahneye çıkınca anladım hayatı,
Sırtıma geçirdim bu ağır pusatı,
Ne bir korku kaldı, ne acı içimde;
Seyirci izlerken büyüttüm sanatı.
*
Sözlerim boşlukta uçuşup gidiyor,
Tezgahın üzerinde, tepe yapmış fincanlar,
Yağ tutmuş tavalara, şahit olun ey canlar,
Durmadan çoğalıyor, köpük bekleyen anlar,
Kapat şu çeşmeleri, dışarıya çıkalım.
*
Kazımakla tükenmez, tencerede yaldızlar,
Kurmuşlar tuzağı, uyuyor insan,
Çöküyor bu düzen, çürüyor her yan,
İhbar ediyorum, kan ağlıyor can,
Bak kırılmış çarklar, kapik çalışmaz.
Senin merhametine, muhtaç bir haldeyim şu an.
Varlığımın pusulası, yalnızca sana ayarlı,
Attığım her adım, senin yörüngene çıkıyor.
Bütün benliğimle, sana teslim olmuş durumdayım,
Başka bir yöne, sapacak mecalim kalmadı.
*
Duy! Kapı vuruluyor yine,
Duy! Yine zihnimden silinmeyen o canan,
Zamanla yeşerttiğim efsanevi orman,
Sevgili, hasret, ruh arafında, Atlantis.
*
Duy! Kapı vuruluyor yine,
Eski çağlar misali kapkara,
Kimileri nefessiz kalıyor,
Feryat ediyor masum insanlar,
Nefretin vahşi zorbalarının,
Ağır zulümleri pençesinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!