Sessizce dolapta solan cildime,
Zarif parmakların gelse üstüme.
Issızlık ruhumu yıkıp serecek,
Şefkatle fısılda gizli ismime.
*
Kalbimin derindeki sedasına,
Yine derinlere daldım, sessiz odamda,
Sorular sordum, hayatın gidişatı hakkında.
Eski suretler belirdi, zihnimdeki sandıktan,
Artık çok yabancı geliyor, hissiyatı o günlerin.
Koyu meşeler misali bollukla filizlenir, tamamen yayılır.
Şarap yudumlayan, ayrılamaz meyhaneden.
Sevgili aşk içerde, sarhoşluk dışarıda.
Yazar ozan dörtlükleri, yıldızlara bakarak.
*
Cüppelerine bürünmüş bilgeler, ardımızdan geliyor gizemli ruhlar.
Bir ateş düşürdün,
----sanki gönlüme,
Bendeki hasarın,
----getiri olarak,
--------yazıldı geriye,
Ne bir alev,
Ekseni kaymış,
bu gezegenin,
Sakinlerine biçilmiş,
taklit roller,
O yıldızlı sevinci,
artık unut,
Bugünün aynası, geleceğe ait bir kaygı.
Hissedilmiş eksiklik, tadılmamış fazlalık.
Bu anı da erteleyip, gelecekten eksilttik,
Geçiyor günler belirsiz, masa takvimi eksik.
*
Yanına ekle sen, ne toplarsan uyurken,
Kahraman yanında,
Tanrı divanında,
Zırhın kalkanında,
Zamanın anında...
Biraz masal vardır.
*
Bir bahar akşamı,
Meydan inliyor,
Ahali gülüyor...
Ertesi sabahtan itibaren,
Kahvede ve sokak başlarında,
Derin derin, analizler başlıyor.
Geçti hayatım, şenlik ve düğünlerde, dertlerden ziyade,
Şu kocaman sahneye taşıdım, ben bütün neşemi, tepenin arkasındaki,
Sevdalandım gencecik çağlarımda,
Doğdum sanki yepyeni bir bahar sabahında!
*
Kaldı aklımda o tatlı şakası,
Hükmü kesin bir volkan dökülürken o fermanlara,
Gürleyen o şavkın özüme inişini sezeceksin,
Mezarım o kaftan denli pak çukurum ise toz duman,
İsmini hep anınca görmez elem didemin selini.
*
Vurgunum ben zatına ey Suna dön de bir bak halime,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!