Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Arkadaşının eline,
----kimse su sunamaz,
--------dost eliyle,
------------kimse su dökemez,
Canım feda olsun.
----yarenlerin nazına,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kan izlerinin son yolcuları evler,
Kıskançlığı peşinden sürükler gözler,
İçerideki soğuktan arta kalan bedenlerde çaresizlik,
Sonuna kadar yanan yüreğimizle terk edildik.

Issızlığa kanar sokaklar,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Dikkat
----edin,
--------arkadaşınız oldum
------------ben,
Varsa
----eksiğiniz,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Arkamızdaki masada,
----oturduğumuz yerde,
Vardı yaklaşık,
----on adam,
Dediğinde adamın biri,
----yemem, içmem diye,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Zihninin her katmanını, arkeolog gibi kazıyorum,
Hangi anının paslı kilidini kırıp, hangi duygunun dehlizine inmeliyim şimdi;
Düşüncelerinin şifreli haritasında, kaybolmuş seyyahım sanki,
Her bulmaca, başka bir bilinmeze kapı aralıyor,
Ve ben, bu içsel labirentin duvarlarına, kimliğini hece hece yazan o suskun anlatıcı,
Seni çözmek için çıktığım bu yolculukta, kendi benliğimi satır aralarında yitiriyorum.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

İpek şerit bağlı, bitkin ruhuma,
Zorla böldük, yolcular arasında,
Konutlar kokar şimdi, kasabada,
Fazladan zenginliğin, ortasında.
*
Hayat, atardamarına kilitli,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ruhumda bir esinti, elimde bir dertle,
Kapıları kilitleyeceğim, içeri girme rica ederim,
Bana kulak ver, beni işit, beni dinle,
Seninle nefes aldım,
Ama sen hiç durulmuyorsun,
Bana kulak ver, beni işit, beni dinle,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Artık tuğladan,
----yapılmıştı çatıları,
Köy evlerimiz vardı,
----kokardı toprak,
Gen ve soydan,
----oluşuyordu ilişkiler,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bütün bu vakit, burada seni bekledim ey yabancı,
Öyleyse gelip, şu yüzüme bakıp, konuşmayacak mısın?
Bana daima, nasıl ortak bir gelecek kuracağımızı, anlatır mısın?
Umarım güneş batınca,
Ellerimin titrediğini,
Ve bana, sonsuza dek yanımda olacağını söylediğini hatırlarsın.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir hiçe sattım, varımı pazarda,
Bir şey kalmadı, elimde avcumda,
Bütün unvanlar, kaldı o diyarda,
Gölgene sığınıp, duramaz mıyım?
*
Sensiz kalınca, bu dünya zindanmış,

Devamını Oku