Aramıza yollar girince,
sen o yola,
ben bu yola gidince,
Ne senin yurdundur aynı kalan,
ne de benim aynı olan..
*
Demek ki,
----kapmalı,
Bir parçası için,
----bir şeyin,
Nerede
----bunun laneti,
O demir yoldaşım
şimdi suskun bir enkaz,
hurdaya döndü aniden
elimdeki son makine,
Hepten bitti
yollardaki o saltanatım,
Raylarda ilerliyor, demir tekerlekler,
Durmadan akıyor, camdan manzaralar,
İçimdeki merak, bilinmez diyarlara,
Eşlik eden tek yoldaş, bu gidiş ruhuma.
*
Ninni misali, vagonların yeknesak sallantısı,
Bir yöntemdir demokrasi,
----eşitlik ve özgürlüğü gerçekleştiren,
--------vatandaşlar arasında,
Asla unutulmamalıdır ama,
----günümüz demokrasisinin de,
--------bir sınıf egemenliği oluşturduğu,
Sırtı sıvazla,
Hep sırnaşıkla,
Yapış kaşıkla,
Yolun denk gelir.
*
Boyun bük, eğil,
Benim gerçeğim bu,
İnsanın özü,
Kendi elinde değildir,
Soydan gelen miras,
Ve büyüdüğü toprak,
Çizer onun yolunu,
Bir ses duyulur, gecenin ayazında,
Sırlar çözülür, gizlenmişler karanlıkta.
Kalbe saplanır, hançer gibi sözler,
Derinden alaycılık, ruhumu dağlar.
Kurak arazi, güneşte yarılır,
Beklemekten nasırlaşmış, el yarılır,
Suskunluktan kurumuş, dil yarılır;
Çatlar her şey, derinden kırılırım ben.
*
Mecazi bir çoraklıktır bendeki.
Kemiklerimizi ufaladı o ayaz, bu gölgesiz buz bozkırlarında,
Attığımız o soluksuz adımlar,
Kerem'i küstürdü, Aslı'yı yıldırdı.
El sürdük, putların küllerine,
İndik, paslı zindanların diplerine,
Çıyanlar, baykuşlar, akbabalar, leş yiyenler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!