Şiirde ilk iki satır, birbiriyle sesleşir,
Kulağa hoş gelen, bu ahenge kafiye denir.
*
Üçüncü mısra ile dördüncü de tam uyuşur,
Ozan bu ses uyumuyla, dörtlüğü örtüştürür.
*
Hattatlar ürperir nedense,
O bilgenin çehresini, taşa kazımaktan,
Ve gizlenirler, mağaranın en loş köşesine.
*
Babilli yontucu bir kız, heves etti,
O kâhinin suretini, kile dökmeye,
Zengin doymak bilmiyor,
Fakir hepten ağlıyor,
Zulüm sarmış dört yanı,
Kimse derman olmuyor.
*
Bozuk çarklar dönerken,
Düşman ordusu rüzgar gibi kaçarken,
hışımla savrulacaktı yurdumdan düşman,
Tarihin yazıldığı büyük bir an,
o kıyılarda benzersizdi yaşanılan,
Zafer tacı aranıyordu Türk'ün,
bekliyordu ulus şanlı bir son,
Yüce dağlarında, yankılanır yiğitlik sesleri,
Asla bitmez bu topraklarda, cesaretin izleri.
Şanlı tarihimizden fışkıran, o kutlu nefesleri,
Her karış toprağına sinmiş, kahramanlık hevesleri.
Nice erler geçti bu yollardan, destanlar yazarak,
Geleceğe ışık tuttular, karanlığı boğarak.
Zalim kralın kılıcını kıran yiğit, yapyalnız bugün,
Başrolünden usanmış aslan, tam yatıyor köşesinde.
Zırhının sert parçaları, paslandı meşe gövdesinde,
Kahramanlık postunu çıkardı, sızlıyor insan bütün.
*
Parlak zafer tacı başından uçunca, yüzler göründü,
Bir yaz sıcağını, andırırdı bakışların,
Kuru toprak tütüsü, gövdende diken, sarı çiçek.
Mahçuptun kırılgan, suskun ve zarif,
Cümle yaban gülleri, sana özenirdi kaktüs güzeli.
*
Bulut çekildi…
Kalbimde bilmece dolanır,
Çözebilenlere selamlar,
Neşem kördüğüm olur,
Bulabilenlere selamlar.
*
Yürek özüdür derler,
Neşemi ezip söktüler, zalim kişiler,
Nursuz zindanlara, ittiler varlığımı.
Sert fırtınaların, ortasında yalnızım,
Öfkeyle süzerim, kötüyü ta derinden.
Sessiz duruşumu bozmamı, suç saydılar,
Ara sıra, ıssız çöllere savrulurum.
Temizdi benim hislerim,
Ölçüsüz, sınırsızdı...
Hiçbir beklenti taşımadan, bağlandım ona,
Daha, yüzünü bile görmeden...
*
Bozulmamıştı sevgim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!