Şişsem de kederden,
Dirilirdim daha şiddetli.
Denildi ki, ulaşmışız kutlu bir ferahlığa,
Denildi ki, kurtulmuşuz hüzünlerden.
*
Sarsılırmış ilhamını arayan,
Sonsuzluk ufkunda, ey nazlı yıldız...
Elem ve tasayı, sil sen Sıtara.
Göklere erince, kalmazsın yalnız...
Işığın şavkını, sal sen Sıtara.
*
Karanlık çökünce, korkuya değil!
Ey
----tufanı
--------ve fırtınayı
------------bilen
----------------Adem,
Sular
Sisli bir akşamda, göle bakarken,
Hüznün esareti, hasta bir hayal,
Solgun renkler, suya yavaş akarken,
Kalbimde açıldı, siyah bir melal.
*
Sanat dediğimiz, o gizli mabet,
Siyaset meydanı, alay ediyor,
Ulusu, kıkır kıkır güldürüyor,
Aman Allah, yer alev fışkırıyor,
Kavurdu bizi, hepten hırpalattı.
*
Ziyan gören memleket, görmeyen kim?
Siz,
O diyarları, bilmezsiniz,
Şimdi,
O, diyardan olsanız bile,
Gölgelikleri,
Çukuru,
Giyme matemli kürkü,
Gönlün sessiz kalmışsa,
Boşuna dert edinme,
Sızlanma boş yerine.
*
İçtenliğin söndüyse,
Suskunluğa kafa tutar tınılarımız,
Soluğumuz, mevcut hüznü eritecek,
Irmaklarımız çoğalır tutkumuzla,
Parmaklarımız durur, perdelerin üzerinde.
*
Tasalanma, yetişiriz ruhumuza,
Uçsuz bucaksız,
----geniş ve çok boyutlu,
Seninle yazıldı yazgım,
----ruhumun üretim faktörüsün sen,
--------bir sistemin parçası,
------------bir evrensin sen,
Soğuk Hâkim, fermanını dünyaya duyurdu,
Fermanın mührü, geri alınamaz,
En kudretli can bile, onun önünde çaresiz,
Son nefes, en büyük gerçektir.
*
O an, bütün zaman durmak ister,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!