Ayrılık
----acıdır,
--------eski
------------tüllerden,
Hasret
----içimde,
Gözlerim
----selamda,
--------dostlarıma
------------sorarım,
Artık
----ölünce
Sürten gövdemle,
Kabuğum evdir,
Zirveye varsam,
Yoldaş aramam.
*
Mazi silindi,
Evine bir başına, bakardı o,
Eşi askerdi, vatan için ölen.
Tüm sokaklar, onu tanırdı,
Örnek kadın, dillere destan,
Ayşe Hanım, ne kadar titizdi!
*
Çalmadım üstatlardan bir dize,
----ne de şair dedim kendime,
Baştan savma satırlarımda,
----izi yok imlanın dizelerimde,
Dans ediyor sarhoş cümlelerimde,
----ünlem, virgül ve nokta,
Nihilism! Nihilism! Rien, hiçbir şey ve hiç!
Boşluktan doğan boşluk, her şey hiç, her şey hiç!
İlk kez gençlik deminde, o parlak düşlerle,
Gönül verdiğim ömrü, mânalı sandımdı...
Lakin perde inince, görünce gerçeği,
O dipsiz uçurumun, hâli beni yuttu!
Hedefine ulaşmış azimli,
----çabasız, mevkisiz,
Giymemiş
----abiyeyi,
Gösterip bir şeyleri,
----önemli ya da abartılı,
Bahar gelse, kimse seni aramazdı ki abacı,
Kış gelince, koşar adımla gelirsin bacacı.
İşini görmezse bacacı, gönlün de hoş olmaz,
Hemen kızıp "Ne iş yaparsın sen ki, abacı?" dersin.
*
Oysa abacı, işini bilmeden asla yapmaz ki.
Duru badeyi, tatmış yüce erenler,
Gönül ummanlarına, dalan gemiler,
Arı pınarlarından, akan nehirler,
Baki makamlarında, solmaz çehreler.
Büyüyor bir yalnızlık,
içimde sessizce,
Donuk bakışlar,
dönüşmüş bir heykele,
Endişeli hüzünler,
yankılanır zihnimde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!