Bulanıklaştı gözlerimden, hayalin,
Ayrıldım ışıklarla gün bitiminden,
Keder kabıma doldu, telaşı yıldızların,
Islak giysime topladım, solgun yaprakları
*
Konuk olmuş, bir gece evine ayaz,
Zilha halamın gızı,
Yaktın içimde közü,
Bırak gayrı inadı,
Güldür şu kara yüzü.
*
Serin eser yelimiz,
Rüyalarımdaki solmayan tabloda,
----durur önümde, hep taze bir imge,
Eski bir yadigar sanki,
----mahzun gülümseyen, al yazmalı,
Aniden bir nida, bir feryat kopar,
----yüreğimin sol tarafında,
Solmaz
----sevgin
--------askerde
------------de,
Göremem,
----kapandı
Bilmeyeceksin
----ve bilmiyordun da,
Nefes aldım, senin için,
----ağladım, senin için,
Senin yokluğun mu,
----beni ben yapan,
Soluk bir ilham, kapıda beklemekte,
Zihin sürgülü ve akıl oldukça katı,
Şimdi, hayal ile gerçek arasında,
Düşünceleri, sıradan düzlüklere çeken,
Bir alışkanlık var, biraz donuk ve unutkan.
*
Mevsimler akıp gitti, maziye yaprak yaprak,
Fakat o bakışların, canlıdır hayalimde.
Masumiyet çağının, parlayan o nişanı,
Gözlerindeki ışık, yol gösterir her daim.
O zarif tebessümün, nakşolmuş belleğime,
Zemheri ayazında, yakılan ateş misal,
Kene gibi, yapıştılar yakaya,
Fırsat vermediler, göze bakmaya,
Doymadılar mala mülke, cukkaya,
İliği kemiği, sömürdüler hep.
Çıkar sağladılar,
----eşitlikten tüccarlar,
Dokuz kişi yiyecekti çalışmadan,
----dokuz parça gıdayı,
Oyunuydu bu, Yaratan'ın,
----ekmek paylaştırma adaletiydi,
Yaktı şafak, soğuk tenimi,
Parlıyor göklerde kıvılcımlar,
Kor alevin nefesiydi, şu vakitteki kırmızılık,
Sona erdi rüyalar.
*
Arşı deldi, sivri ışık ve uykuyu dağıttı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!