Ufuklardan öteye, setleri yıkan o devler,
Mühürlerini, her karışa adaletle damgalayan beyler,
Akıl denen meşaleyi, sönmeyecek bir ateşe çevirenler,
Her biri bu ulusun, sarsılmaz temelidirler.
Yalnızlığın hakim olduğu bu kasabada, çokça sevda düşkünü var.
Acaba sen de mi, gecelerin tuzağına düştüğünü sandın?
En bilinen sevgi hikayelerinde, yarınların şefkati görünmez.
Yazgıya karşı mı çıktı şimdi, senin de kalbin?
*
Gönül verdiğimiz andan beri, hiçbir şey yolunda gitmiyor.
Kulağıma geldi ki, beşeriyetten ve yarenliklerden, beklentini bitirmişsin...
Yeniden, şahsın adına kederlenmeye koyulmuşsun...
Kimselerin uğramadığı, uğramayı da arzulamadığı,
O sevda ikliminde, birini gözlerken hayli titremişsin...
*
Kişi, sadece özüne tutulabilir diyormuşsun.
Sümbülüm sararır, soldurur beni bu gam,
O gamzende ki gülüm, güllerden mahcup şimdi.
*
Candan severim derken, yârime canımı verdim,
Şimdi gönül fermanı, dinlemem canım şimdi.
*
Hançer saplanır göğsüne karanlıkta, lakin,
Bambaşkadır kederi, seher vaktinin,
Dilemezsin, döşekten doğrulmayı,
Niçin, tekrardan belirdi şafak?
*
Niçin, taze bir zaman,
Gönlüm sendedir emanet,
Elde duran da vasiyet,
O sevdiğin Kenan Bey'miş,
Bana kalan da nedamet.
*
Bir kapım var, kolu yedek,
Parçamsın sen artık, bütünüm sende,
Zihnim baştan gitti, sar teni teni,
Gövdem sana hibe, ruhum gölgende,
Mecnun listesine, kat özü özü.
*
Ezgi sen olmuşsun, name de telde,
Sırma saçlarına tutkun gönlümü,
Dolaştırmışım çözülmüyor sevdiğim.
Hasretten zor sayma gurbeti ölümü,
Göz görmeyince bilinmiyor sevdiğim.
*
Dost deyince yürek yerinden oynar,
Ne ışık yansıtabildik, ne de gölgeleri kovabildik,
Alacakaranlığın hükmünü, şafağa üstün tuttuk.
Ne, soğuktan donmuş ruhları eritebildik,
Ne de yüreklerde açılan, taze bir çiçek olabildik.
Ne taze çiçek, ne de ün arzuladık, can evlerinde sohbeti diledik.
Hissetmekten ürker olduk, şefkatin yerine şüpheyi büyüttük.
Sevdim
----seni
--------sana
------------dokunmadan,
Seviyorum
----seni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!