Duy beni,
sahillerinde soluklandığım,
hür denizim.
Bir kartalın dipsiz kanatlarından,
mor bir şafak vaktinden.
*
Patikanın bittiği o noktada,
Bir nağme misali, duydum sesini,
Var pınarda, hayatın uyanışı,
O çağıltının, bestesini duydum.
*
Köpükler saçarak, inerdi engine,
Duydunuz
----mu
--------canlarım,
Mesaj
----gönderdim
--------size
Duygularımın esintisiyle, doldur yelkenlileri!..
Zulme gönder, yiten yolcumu!..
Yaşamımın biricik değeri anlamsız,
Dünyamı yıkar, heykel bakışların!..
Kumaş kaftan giydirdim, şefkatle sana,
Koydum seni bir pencerenin kenarına.
Üzerindeki şapka, sanki hasırdan,
Işığım oldun, hayallere kapı açan.
*
Bu düzen niçin böyle, sorma hiç durma,
Aylak, hüzünlü ve neşeli,
Mahalledeki boş arsalara, papatyalar ekerdin.
Kime kalır ki, bu gürültü,
Çay tepsileriyle mahallede.
*
Öyle tanıdık ki bize, ama tanımıyoruz onu,
Yine bir suskunlukla başladım, seni geçiştirmeye.
Taşlarla, yollarla, havayla, ışıkla, tüm nesnelerle birlikte.
Hepsi şaşkınlıkla bakıyor sana.
Görsen bir sessizlik, bir tepkisizlik.
*
Duvarlar, varlığını görmezden geliyor.
Duy Tanrı'yı,
----boğulmuş bizonu süslerken,
Kestir kavakları,
----köşedeki övülmüşe,
Essin fazla fazla,
----yokuştaki rüzgar,
Bir aydınlık,
vardı yukarıda,
Bir karanlık,
vardı aşağıda,
Bir sevinç,
çığılıydı gökyüzü
Düz çizgide 19:30;
gerildikçe uzayan anlar.
Bir yol bulup,
geçelim iletişime.
Bir yol bulup,
kalalım iletişimde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!