Mehmet'in
----karısı,
Bir kız bulmuş,
----oğluna,
Onun,
----çılgın anası,
Gah yeşil vadide, gah dumanlı dağda seker,
Sadık kuzum peşimden, gölgem olup yol çeker.
*
Dilsizdir can yoldaşım, sükûtu libas eyler,
Seda vermez ağzından, sırlarımı hıfz eyler.
Koşuyorum suların çağrısına,
Bulunmayacak dertleşecek kişi,
Bir barınak çatacağım dallardan,
Esenlikler dileyeceğim akıntıya.
*
Ey ovalar, ey semalar,
Parlak bahtın varmış, garip Süleyman,
Zifiri karanlık, asra uyandın,
Acizler, beylere boyun eğiyor,
İblisler, neşeyle halay çekiyor.
*
Konuşsan, yabancı bedel istiyor,
Hacı Bektaş Veli'ye,
----sultan dediler,
Yanal elma,
----Firdevs-i Ala'da dediler,
On sekiz bin bilimin,
----ışığı dediler,
Bir kasırga deldi geçti ufukları,
Sevdan yükseklerden haber saldı,
Viran oldu, gönül dağım paralandı,
Bir amansız avcıya düştü fermanım.
*
Nazarımda kainat bir nokta kalsa,
Geçidini, tozuyla eledi, sıvadı,
Peşinden, çarıklarını fırlattı bıraktı,
Sekerek, çığıra çığıra,
Sazlığın, kuytularına kadar battı.
*
Aksırdı şuradan, sanki bir bora gibi,
Kazan
Dumanı göğe ağan ocaklarda, harlı ateş,
Odunun közü ile, tencere olurken kardeş,
Köyün orta yerinde, kurulan o büyük sofra,
Bereketin simgesi, sanki mübarek bir tuğra,
Kaynayan sütün rengi, beyaza çalan bir nehir,
İnandım sana...
Abarttım hüznü...
Yaklaştım bilinmeze...
Affımı istedim, eziyet edenden...
Bıçak değdiğinde eline,
Fena halde, bütün bedenini kestim...
Sür
----boyayı
--------git
------------maça,
Yüze,
----göze,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!