Sokağın ucunda,
Her tekrar, bir öncekinin solgun kopyası, durağan,
Söylenip unutulmuş yeminlerle, anıların tozunu alan geçmişin,
Hafızasına kırık not veren, yaşanmışı yaşanmamışı gibi,
Mısra sonu ahengi, veya nakarat..
Suskunluk hakkını, bolca kullanmış fısıltılara inatla,
Sevinç ezgileriyle dökülür ışıklar, semalardan, vadilerden, yamaçlardan,
Pegasus efsanesine kulak asmadan, şevkle kanat çırpar serçeler,
Tepelerin zirvesini kuşatan, sislerin ak pamuk tarlalarında.
*
Işıl ışıl, boya paletidir ovalar,
Bir yaren edasıyla, kucaklar melekler,
Solgun ayaz, çöktü tepelere,
Kimdir bu, keskin buyrukta?
Beş cellat mı, tek mi, bin mi?
Senin yaran hayal de, benimki gerçek mi?
*
Sıradan bir can gibi, tükenelim Ezel,
Yol kenarında, solgun papatyalar,
Hava hafif nemli,
Birikir kırsalın sakinleri,
Orman yolunun kavşağında,
Şarkılar,
Tatlı sohbetler, havada uçar,
Bulanıklaştı gözlerimden, hayalin,
Ayrıldım ışıklarla gün bitiminden,
Keder kabıma doldu, telaşı yıldızların,
Islak giysime topladım, solgun yaprakları
*
Konuk olmuş, bir gece evine ayaz,
Zilha halamın gızı,
Yaktın içimde közü,
Bırak gayrı inadı,
Güldür şu kara yüzü.
*
Serin eser yelimiz,
Rüyalarımdaki solmayan tabloda,
----durur önümde, hep taze bir imge,
Eski bir yadigar sanki,
----mahzun gülümseyen, al yazmalı,
Aniden bir nida, bir feryat kopar,
----yüreğimin sol tarafında,
Solmaz
----sevgin
--------askerde
------------de,
Göremem,
----kapandı
Bilmeyeceksin
----ve bilmiyordun da,
Nefes aldım, senin için,
----ağladım, senin için,
Senin yokluğun mu,
----beni ben yapan,
Soluk bir ilham, kapıda beklemekte,
Zihin sürgülü ve akıl oldukça katı,
Şimdi, hayal ile gerçek arasında,
Düşünceleri, sıradan düzlüklere çeken,
Bir alışkanlık var, biraz donuk ve unutkan.
*




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!