Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Sarıp sarmalayayım onu,
----kollarımla,
Yaralıdır,
----yüreğim,
Saflaştım,
----onun sofrasında,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Adam
----tam bir
--------zevk pezevengi,
Öğle yemeğinde
----yer
--------büryan kebabı,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hüzünlü makamdır, çınlar döşünde,
Dizinden gitmeyen, saz olur bu tar,
Ahengi duyulur, sedef göğsünde,
Perdeye saklanan, naz olur bu tar.
*
Bozkırda çağlayan, sese benzeşir,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kâğıtta parlayan mühürdür,
Söz verip, hep kalem tutandır.
*
Kimlik sorar ise melekler,
Susarak bekleriz aniden,
Anlam aramaya gerek yok,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Asırlık kilimi, serer önüne,
Nakışta gizlenen, sırrı çözerim.
İnanıp atanın, eski yönüne,
Türküler içinde, tarih gezerim.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Harabeye
----dönmüş
--------tarihin
------------sözü,
Yukarıdan
----görür

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Yabancılaşma dedi, epik oyun,
Aynı sorgulamalar zinciri,
Ezilenlerin bozduğu kurgu,
Kesik bir tarih şeridi.
*
Açıkta bellidir çelişki,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tarımda uğraş bitmez,
Zevkine tırmanıp bayırlara,
Yığınların üstüne atılmak,
Tasavvur edin siz, oranın gidişatını.
*
Şakadan dahi olsa,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tasarlanmış sanki ellerin,
----ne kadar da yalın ve güzel,
Dizilmiş parmakların zarifçe,
----yaptıkları her iş narin,
Kıskançlık duyar,
----kalemler bile,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Şu dağları, deldin mi hiç,
Toz dumanı, bildin mi hiç,
Zor zahmete, geldin mi hiç.
*
Yolun gözler, bu taşlı yer,
Seni ister, paslı keder.

Devamını Oku