Yüce sırdaş dilemiş, bu cihanı kurmuş,
İnsanoğlunu da, içine buyurmuş.
Gayb âlemini, sır perdesi bürümüş,
Nihayet bir dem, ömür süreceğiz biz,
Bilip de ötesini, göreceğiz biz.
*
Suskun diyarlardan
bir ses yükselir engine,
Her yara izi bir anı,
bir bilgidir netice.
Yargılama gönül sesini,
dinle onu sadece,
Sazı da, biliriz ey yar,
Ferhat yolunda, dağları delmeyi de...
Tüm yoksulluğumuz, bu köhne handa,
Issız bozkırın, susuz sahrasında,
Ve hepi topu, yanık yürek de olsa.
Ulusal devlet çürüyor,
İşler yolunda gidiyor,
Servet ve mal da seni kapsıyor,
Bilirsin, payları konusunda endişelenen çok.
Gelen ağam, giden paşam devridir,
Bilmemek
----ya da bilmek,
Mümkün değildir,
----Tanrı'yı bilmek,
Varız bu baharda,
----sadece sen ve ben,
Bilmemek
----zordur,
--------nasıl
------------kaçılacağını
----------------gerçeklikten,
Kabul
Bilmez beyler,
----köylümün değerini,
Köyü için ağlıyorsa,
----çalışan bir kişi,
Neden önüne bakmaz,
----köylüm,
Ağlamıştım kuşkusuz,
yollarda sessizce.
Solmuştu içimde,
anlamın birdenbire.
Anımsatır şimdi bakışların,
eski ağıtları,
Seni nasıl tutarım bilmiyorum,
Elin ipek mi, yumuşak pamuk mu?
Bir rüzgâr olsan da, tenime değsen,
Esintin, bir meltem mi fırtına mı?
*
Seni nasıl düşlesem bilmiyorum,
Kalamam
----dedi,
--------buralarda,
Nedir
----dedim,
--------seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!