Şekli şimaliyle oynuyor, ruhumun ressamı, o biçim,
Zihnimin boşluklarına akıtarak, öz suyunu,
Ve özünün ışığından oyduğu fırçayla,
Tuvallerime dokunup dokunup, şekillendiriyor,
Bunu anlamalısın sen..
*
Kazana ilticadır, aşı közle harlamak.
Acıkmaktan öte histir, yemeği aramak.
Kıvılcım hayal kurar, korların hülyasında.
Dumanın göbeğinde, destanlar parmak parmak.
*
Süzülür şelaleler, kâkülleri nemli yar.
Çeksen bir telini, dağılır her yanı,
Çıkar ortaya, gizlenen yara izi.
Saklıdır içinde, nice sır perdesi,
Dert etme yavrum, bu böyle yavrum.
Yazgı değil bunlar yavrum.
Belki de çaresizlik.
Odaklandık
----yaza,
Nemli
----iklimde,
Eller
----terleyince,
Bir ilin ilçesi o yer, o diyar,
Size anlatacağım yerde, o diyar,
Temizdir havası, suları soğuktur,
Benim hep gönlümde, aklımda o diyar.
*
Ağaçlık alanın, bağındadır sınır,
Bir durum belirir aniden,
Yüreğin hoplar,
O an, bir şey yapman gerekir,
İlk önce, bir tereddüt edersin,
Zaman yavaşlar sanki,
İşte bu, beni aşar diye düşünürsün,
Yüksekte bir hatıram,
Akıtılan bir can suyum,
Dillere pelesenk ismim,
Farkında olmadan, beni gözleyen eşim duruyor.
*
Bilse közlenirdi gönlü,
Kök saldı, dış ses içime,
Sarsıyor benim, düşsüz varlığımı,
Nasıl canlandırırım, canlanmayan boşluğumu,
İçime yayılıyor, arzunun ateşi.
*
Dalgalandı, ışığın ince sesi,
İçimdeki şimdi, bir kapalı hazne,
Derinden gelir, içindeki hışırtılar.
*
Nice eski anılar, kalmış geriye,
Bir yaşlı insan, dolu eski hatalarla.
*
Terk et sen o eski günleri, ey nazlı bakışlı,
Seyret nasıl savrulur, rüzgarda o anılar,
Keşfet, gizli kalmış acıların lezzetini,
Aldırma maziye, seyret vaktin nasıl aktığını.
*
Gör nicedir beklerim kapıda, tanı beni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!