Cevizin içindeki özdür irade,
Beden fanusunda, titreyen alevdir ruh,
Gündüz aydınlık sayfa, gece karanlık mürekkep,
Bahar bir umut, sonbahar bir hüzün,
Her sualin içinde, bir cevap gizli,
An içinde an, devran içinde devran,
Bir fısıltı dolaşır,
Dalların arasında,
Sessiz bir melodi bu,
Kayaların arasında.
*
Ve yeryüzü,
Akşamı gözlerim, dökmek için bazen,
Boyar bazen, masa örtülerini mürekkep lekeleri,
Bırakırım gece ayazına, boğulan çığlıkları,
Varoluş şu, evren şu derim.
*
Defter yapraklarına kazıdım, bugünkü vedaları,
Hakikat kürsüsünde, timsah uzman,
Asırları aşmaksa, buymuş zaman.
Çakal şikayette, aslana isyan,
Kuyruğa da girmiş, akreple yılan.
*
Sivrisinek davacı, hep deveden.
Sen olmadan ülkemin tadını çıkaramam,
Dağlarına yollarına özgürce bakamam,
Taşına toprağına inanamam,
Durumundan muzdarip çocuklarına ağlayamam.
Kürenin egemen güçleri,
Evvel zamanın aşıkları,
bir ömür el ele,
Devran döndü şimdilerde,
çift yastık serildi önce.
Adamlar dede oldu,
hatunlar botokslu,
Bilmiyordu insanoğlu, evvel zamanlarda yazıyı,
Oydu önce, mağara yüzeylerine sade hatları,
Ardından belki de kendince, daireleri biçimlendirdi,
Ve sonrasında duvarda, kareler, üçgenler belirdi.
*
Tasvir etti özenle, gözleriyle gördüğü her şeyi,
Ey Ata'm,
kalk artık ebedi uykundan,
Bir nazar kıl,
şu ulusun ahvaline.
Göğsümüze sığdırdık
sabır taşını,
O, en güzel ayrılık konuşmasını, fark etmeden yaptı.
Makamların, ne değeri var ki?
*
Zihnini bulandıran, eski bir anı.
Dört yanın duvar, elinde kırık bir kadeh.
*
Bir tahlile girip evvel;
Arz etmiştim nice şeyi!
Dönüş olur diye tez el;
Gözledim o pencereyi!
*
Lâl kesilmiş tüm yazarlar;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!