Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Cevizin içindeki özdür irade,
Beden fanusunda, titreyen alevdir ruh,
Gündüz aydınlık sayfa, gece karanlık mürekkep,
Bahar bir umut, sonbahar bir hüzün,
Her sualin içinde, bir cevap gizli,
An içinde an, devran içinde devran,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir fısıltı dolaşır,
Dalların arasında,
Sessiz bir melodi bu,
Kayaların arasında.
*
Ve yeryüzü,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Akşamı gözlerim, dökmek için bazen,
Boyar bazen, masa örtülerini mürekkep lekeleri,
Bırakırım gece ayazına, boğulan çığlıkları,
Varoluş şu, evren şu derim.
*
Defter yapraklarına kazıdım, bugünkü vedaları,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hakikat kürsüsünde, timsah uzman,
Asırları aşmaksa, buymuş zaman.
Çakal şikayette, aslana isyan,
Kuyruğa da girmiş, akreple yılan.
*
Sivrisinek davacı, hep deveden.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Sen olmadan ülkemin tadını çıkaramam,
Dağlarına yollarına özgürce bakamam,
Taşına toprağına inanamam,
Durumundan muzdarip çocuklarına ağlayamam.

Kürenin egemen güçleri,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Evvel zamanın aşıkları,
    bir ömür el ele,
Devran döndü şimdilerde,
    çift yastık serildi önce.
Adamlar dede oldu,
    hatunlar botokslu,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bilmiyordu insanoğlu, evvel zamanlarda yazıyı,
Oydu önce, mağara yüzeylerine sade hatları,
Ardından belki de kendince, daireleri biçimlendirdi,
Ve sonrasında duvarda, kareler, üçgenler belirdi.
*
Tasvir etti özenle, gözleriyle gördüğü her şeyi,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ey Ata'm,
    kalk artık ebedi uykundan,
Bir nazar kıl,
    şu ulusun ahvaline.
Göğsümüze sığdırdık
    sabır taşını,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

O, en güzel ayrılık konuşmasını, fark etmeden yaptı.
Makamların, ne değeri var ki?
*
Zihnini bulandıran, eski bir anı.
Dört yanın duvar, elinde kırık bir kadeh.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir tahlile girip evvel;
Arz etmiştim nice şeyi!
Dönüş olur diye tez el;
Gözledim o pencereyi!
*
Lâl kesilmiş tüm yazarlar;

Devamını Oku