Gereksizliği yok bunun,
Konut, arazi, kristal takımı, kocaman santimetrelik duvar, altı ekran,
Ara sıra gelip geçen, temas dokunuşlarıyla,
Çok iyi çok...
Ben iyiyim, tepişmelerine, hırslarına, hâkim binalar açan,
Fışkırıyor işte, oralarından biir yerden vaka ve...
Hey sen, bakışların hep diken üstünde gezer,
Gidersin korkak yüreğinle, nereye kadar?
Tenimizde bildik biz, hayatın acısını her an,
Masalda kalsın anca, senin masal dünyan.
*
İçi boş birer gürültü, ama fırtına koparır sözlerin,
Bir ağırlığım kalmadı,
Tüy gibi hafifledim,
Yükümü yere saldım,
Rüzgârda efelendim.
*
Esinti çağırıyor bak,
Pırıl pırıl bir sabah,
Gökyüzü aydınlık ferah.
Dallarda cıvıldar kuşlar,
Kalplerde tatlı bir telaş.
*
Ilık eser hep rüzgar,
Aya çıkarken o uluslar,
Ben aynı nakarattayım.
Dünya sıkıntısından bezdim,
Sözün sonlandığı yerdeyim.
*
Taşırım kederi, ebedi yüküm,
Arıburnu, Conkbayırı, kanla yoğrulmuş toprak,
Bu toprağın her zerresi kutsal bir ocak,
Uyanır Türklük, her gün yeniden doğacak.
Gelibolu, Hakk'ın mührü, ezelden bu vatan,
Ne mutlu Türk olana, hiç bitmesin bu şan.
Bu metropolün caddeleri, bana daima,
Soğuk, gri betonlara hapsolmuş suratları,
Onların, o bitmek bilmeyen mesailerini,
Nefes almaktan yoruldukları, ofisleri anımsatır.
*
İsmini beğendiğim,
Selde yüzerlerken,
----leylekleri gözlerim,
Kırık birinin kanadı,
----diğeri yaşlı,
Kırık kalplerle,
----ikisi kalmış,
Hiç
----sormayın,
--------bir
------------sorunum
----------------var
--------------------içimde,
Elindeki o ulu sancak,
Göz boyar sadece ancak.
Yıkılacak üstüne bucak,
Hiçtir o mülk sandığın.
*
Adaletin temeli çökmüş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!