Şu güzel ahengi, duyamayan kimseler,
Ruhların bağrında, ses noksan kalacak.
Benlik taşıyanlar, fâni alemde sahi,
Can eşi yanındayken, fark edecekler.
*
Hiç etrafa bakamaz, âmâ olanlar,
Şaşırdı Musa,
----aşkla karşılaştığında,
--------dağlara taşıdı
------------onu rüzgar,
Tarlalardaki
----buğday başakları gibi,
Cümle kurarken, şaşırır dillerim,
Birden dökülür, incinir hislerim,
Doğru kelamlar, bulmak hep eziyet,
Cümle kurarken, şaşırır dillerim.
*
Tanrım, görüyorsun şu garip kulu,
Ruhum daralıp, oradan göçerken,
Eğmedim başımı, ürkme diye,
Son bir bakışta, gitme derken,
Ses vermedim, şaşırırsın diye.
*
Sineme çektim, o derin sızıyı,
Sohbetle ikna edilebilir ancak,
----böyle şaşkın bir söylem,
Soyut ve saçma patlamalarla hareket eder
----cahil teorisyenler,
--------hareket ederken somut verilerle
------------toplumlar,
Bilmeyiz nedenini,
----ötekileştirildik hep biz,
Hep kan ağlar,
----yıllardır yüreğimiz,
Ruhumuzu bağlar,
----ilmek ilmek acılar,
Yankılanır feryadın,
----duyan olmaz,
--------dökme sitemini boşluğa,
------------kimse oralı olmaz,
Toplumun vicdanı körleşmiş,
----seni de umursamaz,
Sen o erki söyleyince,
Cinler biner tepemize,
Dilim zehir gibi olur,
Valisiyle, kaymakamı,
Müdürü ve bürokratı,
Kan sıçrar o gövdemize.
Savaşmak gerekiyorsa bak,
Aydınlık günler, doğsun diye,
Direnmek şarttır, bu hayatta,
Bulunmaz başka, ulu gaye,
Şu, geçici olan durakta,
Beka denilen, o sırça köşk,
Bozkırların nefesinde,
Savrulup da gidiyorum.
Yolların tam ötesinde,
Savrulup da gidiyorum.
*
Geri gelmez, eski zaman,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!