Şimdi aldanmanın ve ayılmanın, bir karşılığı var,
Bakışlarımdaki donukluk da, netlik de senin marifetin,
İnanamaz, sorgulayamaz hale geldim, başkalarının ortasında,
Zihnimdeki çözümü fark ederler diye, ürker oldum.
*
Evet, benden gizlediğin, o sahte tavrı bile seziyorum,
Acıya doğru yürür savaşçı,
----rütbesiz, pelerinsiz.
Çobanıyım ben,
----sürülerdeki fikirlerin,
Aşındırır düşüncelerimi,
----içime düşen kurt,
Uzak diyarlara baktık,
Renkli rüyaları gördük,
Tütsüleri hemen yaktık,
Gizemli ağları ördük.
*
Tropik meyveler tadında,
Ve yine kimsesizim, bir kez daha,
Odaların boşluğunda, yankılarda,
Unut, ya da hatırla,
Yeter ki, bu kadar acımasız olma,
Gecemdeki hayalet.
*
Çatlattım boşlukta,
----ben-merkezcil bir ayna,
Rehberi oldum ben,
----kendi varlığımın,
Kişisel ve tekrarlı,
----gözlemlediğim tüm ritüeller,
Sırtımızda, merak yüklü heybelerimiz,
İçimizde, keşfetmenin tutkusu,
Aştık sarp geçitleri, deldik sisleri,
Geride bıraktık, serin yaylaları ve tanıdık yüzleri,
Yönümüzü çevirdik, baharat kokulu rüzgarlara,
Güneşin kavurduğu, o kadim topraklara.
Bir sis perdesidir, benim varlığım,
Ne bir iz bırakır, ne de bir hatıra.
Yollarım haritalarda, hiç görünmez,
Rüzgârda savrulan, isimsiz fısıltı.
Suretim yoktur, yansıyan camlarda,
Kaydım bulunmaz, hiçbir defterde.
Bir
----ağaç
--------gibisindir
------------belki,
Yaşarsın
----kendi
Dökülmeli mi, dünün yükü,
Sevinçle mi bakılmalı?
Derin nefesler mi almalı?
Soğuk bakışlar,
İstekler hayaller arzular.
Ne denizi görebildik,
Tekrarın özü,
Her nefeste, aynı havayı içine çekip veren, o ciğerler,
Rutinlerin, o şaşmaz matematiğinde bulunan, o gizli güvenlik hissiyle,
Mevsimlerin peşi sıra gelip gidişindeki, o bilge ahenk gibi,
Alışkanlık veya sığınak..
Hiçliğin sesini, binlerce kez dinlemiş duvarlara rağmen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!