Yankılandı
----bir
--------silah
------------sesi,
Uzakların
----mor
Bir ses geldi derinlerden
Tüm diyarı, illerden aştı,
Kaba saba topraktan,
Beylik, kasırları aştı.
*
Ne düş, ne de bir hayal,
Ahmaklık destanı, gezer dilin satırında,
Akılsız başların yükü, ağır sınırlarda,
Sersemlik tohumu, büyür ıssız tarlalarda,
Şarkılar bitince, şüphesiz kurulur mizan.
*
İdrakten mahrum beyinler, paslanır derinden,
Uçup gitti, Berlin'in gülü,
Aklım şaştı, hemen o anda,
Duvarlar yıkıldı kalbimde,
Kirpiklerden ufak şelale,
Akıp düştü, toprak yüzüne.
*
Tan yerinde birden yanıp parlayan,
O zümrüt bezeli taçtaki ışık,
Gönlümü kor gibi yakıp dağlayan,
Sen miydin ruhuma ezelden aşık.
*
Yaylanın o serin pınarlarında,
Hantal gövde, ağır basar,
Taş fırlatır, sarsak kolu,
Kırar döker tabakları,
Pis kokar, şu kalın boynu,
Paslanır pasaklı ceket,
Cüce gölgeler yarışır,
Duydun mu?
Sahne düzeni, bilindik kalıplara dost,
Sözler isyancı.
Kurgu, ideolojik değil fakat,
Mantık; seyirci kitlesinin, sarsılmaz egemeni.
Emanettir
----vatanımın
--------doğusu
------------da,
----------------batısı
--------------------da,
Şu güzel ahengi, duyamayan kimseler,
Ruhların bağrında, ses noksan kalacak.
Benlik taşıyanlar, fâni alemde sahi,
Can eşi yanındayken, fark edecekler.
*
Hiç etrafa bakamaz, âmâ olanlar,
Şaşırdı Musa,
----aşkla karşılaştığında,
--------dağlara taşıdı
------------onu rüzgar,
Tarlalardaki
----buğday başakları gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!