Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Yankılandı
----bir
--------silah
------------sesi,
Uzakların
----mor

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bir ses geldi derinlerden
Tüm diyarı, illerden aştı,
Kaba saba topraktan,
Beylik, kasırları aştı.
*
Ne düş, ne de bir hayal,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ahmaklık destanı, gezer dilin satırında,
Akılsız başların yükü, ağır sınırlarda,
Sersemlik tohumu, büyür ıssız tarlalarda,
Şarkılar bitince, şüphesiz kurulur mizan.
*
İdrakten mahrum beyinler, paslanır derinden,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Uçup gitti, Berlin'in gülü,
Aklım şaştı, hemen o anda,
Duvarlar yıkıldı kalbimde,
Kirpiklerden ufak şelale,
Akıp düştü, toprak yüzüne.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tan yerinde birden yanıp parlayan,
O zümrüt bezeli taçtaki ışık,
Gönlümü kor gibi yakıp dağlayan,
Sen miydin ruhuma ezelden aşık.
*
Yaylanın o serin pınarlarında,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hantal gövde, ağır basar,
Taş fırlatır, sarsak kolu,
Kırar döker tabakları,
Pis kokar, şu kalın boynu,
Paslanır pasaklı ceket,
Cüce gölgeler yarışır,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Duydun mu?
Sahne düzeni, bilindik kalıplara dost,
Sözler isyancı.
Kurgu, ideolojik değil fakat,
Mantık; seyirci kitlesinin, sarsılmaz egemeni.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Emanettir
----vatanımın
--------doğusu
------------da,
----------------batısı
--------------------da,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Şu güzel ahengi, duyamayan kimseler,
Ruhların bağrında, ses noksan kalacak.
Benlik taşıyanlar, fâni alemde sahi,
Can eşi yanındayken, fark edecekler.
*
Hiç etrafa bakamaz, âmâ olanlar,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Şaşırdı Musa,
----aşkla karşılaştığında,
--------dağlara taşıdı
------------onu rüzgar,
Tarlalardaki
----buğday başakları gibi,

Devamını Oku