Zannedersin bir yayla dumanı, yahut orman, yahut nehir,
Belki de silinmiş mısralardan, süzülüp gelmiş,
Ve gizlenmiş.
*
Hani o, yarım kalmış masallardan arta kalan,
Kimselerin bilmediği, o garip lisan,
Sevdim
----senin,
--------kırlangıç
------------göçlerini
----------------izleme
--------------------şeklini,
Umutlu ve yumuşak bakışların,
Ruhumu yaralar, ok gibi aniden.
*
Şekerden de tatlı, sevgiliye kelimelerin,
Ölümsüzleştirir beni, sonsuzluk içmiş gibi,
Zanaatkarların sevgisi, işletir tezgahları,
Gölge şekli gizler, serinlik de huzur sağlar ve bir anlamı olur,
Ya fikir gölgeyse, bilen varsa beri gelsin, ne anlamı olur?
Side’de, Filozof Ariston’un büstüne, rastlamışsanız şayet,
Elinde ayna, gün ışığıyla kuytuda, dehlizlerde aydınlığı yoklar.
İdrak edenlere, bu tabloda derin derin imalar var.
*
İğde
----çiçeklerinin
--------baygınlığında
------------aşkımız,
Meyve
----yüklü
İhtimal var mı buna?
*
Bıkar mı uçmaktan martılar,
Yılar mı yüzmekten yunuslar,
Usanır mı çekiçten demirci?
*
Dayatıldı ihtişam, dayanıklılığımızın uzağında,
Bakışlarının ve tırnaklarının değmeyeceği,
Varsayıldı, çatlak taşlarla fısıltıda.
*
İzlenen patika adak.
*
Marketteki fiyatlardan bıkınca,
Cüzdanına yoksulluklar sızınca,
Tezgahtaki etlere, aç bakınca,
İhtiyarın gözyaşını, sil artık.
*
Maaş geldi, faturalar uyandı,
Geri getir beni, anla benim dilimden,
Hayat bulur belki, sözcüklerim orada,
Git bütünümden ve ayrıl benden,
Dayanabilir mi yarım sözler, fırtına ve boşluklara?
*
Hiç ulaşmayacak belki tınısı,
Tekrar o sürgün akşamı,
Tekrar o son vardiya.
Kapanış
Ve de,
Şahsımız.
Yıkık bir hane burukluğunda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!