Buluşmamışlar şu rıhtımın ucunda, kimsesizler...
Sunmamışlar kalplerinin gizli ateşini, solgunlar...
*
Katılmamışlar bu şölenin coşkusuna, ayrıksılar...
Paylaşmamışlar içlerindeki zengin ezgiyi, suskunlar...
*
Cemiyet ilminin kandiliyle şahsımız,
Kimi vakit, mazinin silik gölgelerini,
Kimi vakit, ruhani mitleri inceliyoruz.
*
Soluğumuzu keserek,
Vahşet ve irin kokusundan tiksinerek,
Bir ruh arınması, yaşamak adına,
Tüm yükleri, aniden aslında,
Atmak gerekmez.
Bazılarının, yan yana durması,
Eşsiz bir sadelik, bağışlar ruha,
Bir bütün olmaya, yetecek denli.
Bırak o solgun renkleri, fani görünüşü,
İlahi bir pınarın menziline gir, can dostum.
Varoluşun kapılarını, sonuna dek arala,
Ezelin rengiyle boyanmaya gel, ruh kardeşim.
*
Bu cildine sürülen, geçici bir aldanış değil,
Şunu söylüyorum ben de sana,
Baharı getir yüreğime,
Ne güzel süsledin şehrimi beyaz duvağınla,
Pul pul düşer kar taneleri,
Birbirlerine dokunmadan,
Bir nimet oldun sen benim şehrime.
Tam şurada dikiliyorum, o yorgun yontucu,
İnatla bir taşı, bir diğerinin üstüne koyuyor,
Sonucun bir manaya, erişeceğini bekleyerek,
Bir kehanet, bir sonsuz doğruluk,
Yahut bir kusursuzluk yanılgısı,
Her kaderde, rastlandığı üzere.
Her bir yanımda sırdaşlarım,
dör köşeli zindanımda,
Gülüşüm dolar hani,
yankılanır hıçkırıklarım,
Bilmez eller,
içimdeki derinliği,
Ruhumu dinlersen,
Yanar durur, yorgun bağrım,
Gömülürsün taze yasa,
Hep gurbet, hep özleyiş.
*
Gözlüyorsun, köşe bucak,
Bir çağrı var içimde,
Deli gibi, peşinden sürüklüyor beni,
Varımı yoğumu versem bile,
Ruhumun tozunu da, istiyor sanki.
Bazı kavramları, dilden sökemezsin,
İşlemiş onlar ruhumuza, silemezsin.
*
Huzur olsun, babanın dileği evlada,
Sinmiş derinlerde ruha, her an orada.
*




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!