Adeta virandır, o şen bağımız,
Yitip giden dünü, özler her seher,
Bir duman çökünce, sarp yamaçlara,
Duyulmaz kuşların, o şen sesleri,
Yasa batmış durur, yüce tepeler.
*
Işığın, titreyen gölgesinde,
Kaplamış tenimi, loş tabiat,
Fırça darbesiyle, çekilen su,
Sise bulanan, ufuk çizgisi,
Pastel tonlara, karışır nehir,
Sönük alevlere, çarpar rüzgar.
Bir ses duyulur, gecenin ayazında,
Sırlar çözülür, gizlenmişler karanlıkta.
Kalbe saplanır, hançer gibi sözler,
Derinden alaycılık, ruhumu dağlar.
Kurak arazi, güneşte yarılır,
Beklemekten nasırlaşmış, el yarılır,
Suskunluktan kurumuş, dil yarılır;
Çatlar her şey, derinden kırılırım ben.
*
Mecazi bir çoraklıktır bendeki.
Kemiklerimizi ufaladı o ayaz, bu gölgesiz buz bozkırlarında,
Attığımız o soluksuz adımlar,
Kerem'i küstürdü, Aslı'yı yıldırdı.
El sürdük, putların küllerine,
İndik, paslı zindanların diplerine,
Çıyanlar, baykuşlar, akbabalar, leş yiyenler,
Anlamı çoğaltmak,
Manayı yahut.
Çabayı büyütmek.
Derinlemesine yoğunluk.
Derinlerden, çok derinden,
Duyulur o venildemek.
Oynar taşlar, hep yerinden,
Duyulur o venildemek.
Kışın, ayaz vurduğunda,
Bir esans gibi yayılır,
----eski kağıtların o bildik kokusu,
Çağırırlar anıları adeta,
----buhurdanlıktan süzer gibi,
Fısıldayıp sırlarını birer birer,
----çivilerler herkesi masa başına,
Aradığımız o derin sükûnet,
Dünyanın bir ucunda bulunmaz,
Öteki ucunda da saklı değil,
Çok ırak bir menzilde duruyor.
*
Sandığımızdan daha yakında,
Merak duygusuyla, yola çıkınca,
Ufukları açar, o derin tetkik.
Gerçeğin izini, kalpte bulunca,
Karanlığı yırtar, o derin tetkik.
*
Fikir kuyusundan, suyu çekenler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!