Sırları, dudaklara vururum,
Gecenin, köşesinde dururum,
Sessizlik gölgesini, korurum,
Lafım, boğazda düğümleniyor.
*
Sırrı, derinlere gömeceksin,
Uzat şu çuvalı, yorgun elime,
Yüklendim hasreti, dilsiz dilime,
Sırtımdan süzülen, terler kurusun,
Adımım güçlensin, yetsin ilime.
*
Taşıdım yıllarca, ağır yükleri,
Güzellikleri kelimelerin ötesinde,
----ah çiçekler,
Yazsaydım eğer,
----daha fazlasını,
Tezgahta dokunurdu,
----bu roman,
Ahenkle vurdum mızraba nağmeler koptu yavaştan,
Sazımın telleri yorgun usandı bu garip baştan,
Şarkılar türküler sustu anlamam çatılan kaştan.
*
Eğlence ararken sözcükler birden oyuna daldı,
Ritimler coştukça coştu notalar havada kaldı,
Uzak kaldığın zaman,
Patlar ritimsiz telim,
Şarkı söylemez dilim,
Yanıma döndüğün an,
Ahenk yaratır elim.
Biz böyle yoğrulacak insanlar değildik, Hasan Reis,
Bu değildi, hayattan beklediğimiz,
Ne hayallerimiz vardı seninle,
Gel gör ki, beş kuruş etmedi özlemimiz.
*
Seller bastı, güvendiğimiz yaraları,
Eskiden, bir efsaneydi o bağlar,
Uçtu, mazide kaldı tüm anılar,
Kıymet bilir ve derindendi hepsi,
Tükendi şimdilerde, o vefa.
*
Ayrı bir diyarda atıyordu nabzım,
Gökyüzü yere düşer mi?
Düşer kalem.
Kitabı açıp, damlat mürekkebi satır arasına.
Yoksa mürekkep, vardır düşü.
Yazmaz ise kalem, vardır kağıdı.
Dök harfleri oraya, ne denemeler, ne makaleler, ne romanlar doğar.
Söylerler gururla,
----ahlakın koruyucusu olduklarını,
Görürler kızları, kadınları,
----değersiz varlıklar olarak,
Bilmezler Kur'an'daki,
----Nisa suresinin adını,
Ahmaklara mı,
----layık gördün beni,
--------akılsızlara mı,
------------benzettin kendini?
Tepsiye serilmiş,
----yaşamın özü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!