Şu karanlık alemin, bitmeyen kışlarında,
Kederler duman gibi, çökse de başucuna,
Tükenmiş şu ruhuna, gölgeler değse bile,
Yine sensin, ışığı getiren bu cihana,
Zorluklar kuşatsa da, yıkılmaz o dağ gibi,
Metanetle beklersin, varırsın sükununa.
Neşeyle konuşurken deviririm çamları,
Bir güzel güldürürüm meclisteki canları!
*
"Pot kırdın" diye bana hiç boşuna darılma,
Kahkahayı patlat da kederlere sarılma!
*
Issız odalar içinde, benzini yitirdi yüz.
Boş satırların üstüne, acılarımızı yaz.
*
Gözyaşı denizlerinde, bata çıka hemen yüz.
Zemheri soğuğu bitti, özlem bitecektir yaz.
*
Ufuktan doğacak, parlak bir sabah,
Bitecek, çekilen onca dert ve ah,
Karanlık örtüsü, kalkar üstünden,
Gönüle dolacak, huzurla ferah.
*
Bozkırın bağrında, rüzgar esecek,
Aydınlık günlerde uyan,
Engelleri düzde yaşa.
İçindeki güce dayan,
Mutluluk ardında paşa.
*
Bahar gelip, yüzün gülse,
Koynunda yaşarım ben hep, gezip duran şen çocuklar,
Gökyüzünde süzülürken parıldayan o boncuklar,
Rengarenk boyanmış bak hep, o uçuşan tomurcuklar,
Neşe ile koşarım ben, açılsın sıcacık kucak.
*
Masallarda padişahlar elma yemiş şeker yemiş,
Aydınlık çağlarda, yanıma gel sen,
Solmayan gülleri, dalından al sen,
Rengarenk kırlarda, ebedi kal sen,
Sessizlik ruhumu, vurdun derinden.
*
Hasretin rüzgarı, esip duruyor,
Gel sarıl, gel yarenim,
Sevgi ek sen ufukta,
Işık saç sen yüzlere,
Gönlümde coşar sevinç,
Kalbe şefkat doldurup,
Aşkı anlat bitmesin,
Mutsuzluk ipini boynuma taktım,
Avcılar peşimde, çember oldu dar.
Kaderin yüzüne alayla baktım,
Boynumu kıracak amansız karar.
*
Yalnızlık odası ışığı görmez,
Kaldırım kenarı, muz kabuğu,
Anlatsana, aklımdan uçtun mu.
Gör bak hala aynı sahne, aynı devran.
O sakar, ben hiç düzelmedim inan.
Şaşkın sen, sen tarafından çekildiğinden beri,
Mosmordur diz kapaklarım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!