Dört mısradan mürekkep, bir anlı şanlı yapı,
Her bendinde gizlidir, irfan ilminin kapı,
Söz sultanlarının bu, gönüllerdeki tapu,
Kalem ehli anlar bu, ne hoş tarz-ı beyandır.
*
Marifet ister elbet, hüner ister aşikâr,
Göğüs kafesimde yuva kuran, dertler eğitti özümü,
Tanıdıkça şahit olduğum, yaralar derinden ürkütür,
Hırpalanan şu yüreğimde, ağırlık yaratan sızılar,
Aniden uyanıp bugünde, eskiye bakarım uzaktan.
*
Tüm insanoğlu duymuş mudur, yürekten inanma hissini,
Yeryüzünde bir hükümdar,
Ettiği her eylem uyar,
Kitleler hep zatı duyar,
Yalnız seni rehber sayar.
*
Şahsiyetin cüzleriyiz,
Vakit ulaştı heman, ruhlarımız şaha kalksın,
Gönüller coşku dolsun, dereler hep misli aksın,
Aklı hemen geri at, alevler korlara baksın,
Yüce sırra erişmek, erdemdir aslında inan.
*
Yeni hayaller kurmak, ulu amaca el koysun,
Yavaşça geçeceksin, şu hülya tünelinden,
Kıyısında yosunlu, toplanmış nice hayal,
Sonra da dalacaksın, boşluğa inleyerek...
*
Camlar buğulandı, çehren zerre zerre sönmekte,
Eflatun anları gözle, artık zulmet inmekte...
Doğsun ufkuna o hür güneş,
Dertsiz mutlu yarını düşle,
Serilir nurlu yol önüne.
*
Bahçeler bin koku saçarken,
Gençlerin o temiz bahtında,
Hürmet besleriz biz ancak,
Sırf düşüncesi ve vicdanı yüzünden,
Zorbaların hışmına uğrayıp ezilenlere;
Kökeni, lisanı, yahut teni sebebiyle,
Yobazlığın ateşinde yanan, o masum gariplere.
Onuru yüce, adı ademdir,
Sınır tanımaz, yıkar engeli,
Kucaklar dostu, uzatır eli,
Cümle aleme hürmet beslenir.
*
Kimisi şunlara gariptir der,
Nazar eylemeye, gücüm yetmedi,
O çetin çehrene, vakur yüzüne.
Cesaret bulup da, yaklaşamadım,
Sözümü dökmedim, senin özüne.
*
Uzatıp elimi, kavrayamadım,
Halk eyleyen, Yüce Kadir,
Hüda'ya, hürmetin arz et.
Ruhu üfleyen, O Nadir,
Hüda'ya, hürmetin arz et.
*
Evrende, gezme avare,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!