Yağmur bittiğinde, doğan güneşte,
Sessizce inleyen, ulu dağlarda,
Mevsimlerin, çiçek açan bağında,
Varlığına adanmıştır yüreğim.
*
Asrın yüküyle, ağaran tellerde,
Mevsim değişiyor Adem!
Mevsim değişiyor.
Zirvelere oturmuş fırtına,
Ürkütüyor.
*
Bölüştük o koca devri,
Ruhumu, çıkmaza sokan oyunların,
Vakti kilitleyen, ağır adımların,
Ufukta silinen, umut çığlıkların,
Koyu zindanlara, iter yalanların.
*
Sabahı olmayan, ıssız sokaklarda,
Yüzüm duvarda,
Gözler civarda,
Herkes izliyor,
Adım pazarda.
*
Sırlar açıldı,
Adı ne, derlerdi.
Özden uzak, yaşardı.
Gönül gözü kapalıydı, dışa bakardı.
En belirgin vasfı, gösterişle konuşmasıydı.
*
Süslü sözlerdi, dili.
Sönmüş umutları, yeşermeyi bekleyen bir hayat,
Kayıp bir tutkuyu filizlendirecek bir feryat,
Bir ışık arıyordu, kalbinin o en derinlerinde,
Ne olduğunu bilmeyenler, hep koştu onun önünde.
*
Onca sözcüğün arasında, parlamadı bir teki,
Tekrar söylüyorum, bu yankı benim değil,
Bu şehir, adını unuttuğum masaldan ibaret.
*
Duvarlara kazınmış, tüm o tarihler,
Paslı bir pusulanın inadı,
Hep aynı, kuzeyi gösteren.
Uzun yıllar sonra seni görünce,
Ne kadar kabardın bilmem a dostum.
"Selam sabah yok mu?" diye sorunca,
Neden ibik diktin bilmem a dostum.
*
Zaman seni nasıl bir yola sokmuş,
Tanımlayabilir misin, yaşanan her anı,
Beynin derinliklerinden gelen, duyguları,
Kendine nasıl, bir isim verebilirsin,
Hiçbir etki olmasa dahi, dışarıdan.
*
Canlı ritimlerle yapılan, egzersizler,
Güneş gören, korulukları gezdim,
Hazan olmuş otlar, sonbaharlarda,
Geçmiş zamanı, hayalimde sezdim,
Dolaştım durdum, toprak arıklarda.
*
Yıllar nasıl, tez akıp gidiyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!