Ortalık sisli, bir akşam tütününe benzer,
Çekilirdi el ayak, ıssızlaşırdı her yer.
Bu, uyku ilacı gibi sersemleten semtten,
Zihnimde bir hayal gibi, sen duruyorsun sen!
Rüyasındaki berrak maviliğe süzülen,
Bakışın, gülüşün ve o mermer teninle,
Şafak alev almış;
Yere düşer gölgesi.
Kor filizler,
Güneşin alnında.
Alnındaki ter;
Süzülür damla damla.
Tarif edemem ki bunu.
Bu ayrılığı, bu bitkinliği,
Tarif edemem ki...
Dile getiremem ki ızdırabımı, kederimi,
Hasretimi.
Uçurumlarımın bu en dibine,
Duymaz saf akıl,
----gereksinim var harflere,
Sonlandığı yerde başlar,
----sözlü iletişim,
Esirin olur yaşam boyu,
----iyilik beyanın,
Şimdi buradayım, burada senin hatıranda saklıyım.
Dumanlı güz sabahında, eski köprünün altında,
Dünüm neyi sundu, yarınım ne vaat ediyor?
Bekleyişteyiz, arka arkaya,
Şafak sökene dek bilemeyiz.
*
Kuş sesleriyle şafak sökerken,
uyanır şehir, güneş doğarken,
Bir sen varsın içimde, büyür her an,
yankılanır zihnimde senin suretin,
Duruşun asil, bakışların keskin,
eşsiz edan, tutuşturur bakışiların,
Neşe bulunsun dediler,
----gelen herkeste,
Yolumuzu aydınlatsın,
----bu kutsal anlar,
Buluştu şimdi dudaklarla,
----o mübarek eller,
Gümüş tepsilerde, kalan kırıntılar,
Sönmüş ocakların, soğuk külleri,
Mutlaka, süpürülecek o izler,
Vakti dolunca bilinecek,
Safiyet ne demekmiş.
*
Kötü söz sahibine aittir,
Halbuki insan düşünebilen ve bu yeteneğe sahip olan bir nefestir,
Yoksa neden akıl ve idrak yüreğin kapasitesidir,
Düşünmek ve buna zaman ayırmak hassasiyettir.
Her biri bir dünya olarak insanlar farklıdır,
Bu çetrefil lisan, deşifresi imkânsız bu lisan,
İki ayrı alfabeyle mühürlenmiş, bir ferman gibi,
Anlamı başkalaşım, manalara aracı...
Sanskritçe, Grekçe, Süryanice ve Çinceden,
Bir fikrin gölgesiydi, başka bir dile doğan,
Aktarılan her bir metin, başkalaşmış her satır!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!