Şu dağları, deldin mi hiç,
Toz dumanı, bildin mi hiç,
Zor zahmete, geldin mi hiç.
*
Yolun gözler, bu taşlı yer,
Seni ister, paslı keder.
Çekiç, zift, yırtık avuç, dumanlı bir isyan;
Kaldırımcının etini yontar sağır sokak.
Güneş irin gibi damlar, çekilirken can,
Çiğneyip geçer yığınlar, taş niyetine basarak.
Kız kardeşinin tasvirini, yapabilir misin sorana,
Çizer olmaya, hiç lüzum olmadan,
Zarafet, öz, âdet, his, erdemleriyle,
Erdemliliğin tasvirini, bitirdim bile Feridun.
*
Kız kardeşine, niye dize döküyorsun diyene,
Sana ulaştım,
Bu diyarın, her caddesinde,
Bu taş yollar, beni çok iyi biliyor.
*
Bu caddeler,
Bu alanlar,
Güzellik fısıldar, sonsuzluk için,
Sevdalı yürekler, aşka dalarlar.
Hangi yana baksan, tutku muhakkak,
Aşkı soluyanlar, coşku salarlar.
*
Şimdi sevgi uçsuz, ruhuma ayan,
Git diyebilmek için bak,
Kırk dereden su getirdin.
Benden uzağa kaçarak,
Tatlı aşkı tez bitirdin.
*
Dönmek istemezsin geri,
Sözcükler raks eyler dilim ucunda,
Gülüşler çiçek açmış can burcunda,
Hayat bir oyundur aklın ucunda,
Umutla yürürüz neşe yolunda.
*
Kader dedikleri tatlı bir masal,
Trilogya oyunu ne büyük eğlence,
İçteki sevinci anlatsın gülmece,
Bip bop diye ötsün o tatlı bilmece!
*
Birinci bölümde zıp zıp hoplayalım,
İkinci bölümde neşeyle koşalım,
Gökyüzünden usulca süzülen,
Toprağın yüzünü güldüren,
Pencerelerde buğu bırakan,
Hüznü ve neşeyi, bir an için barıştıran,
Yaprakların üzerinde biriken,
Sükûneti gürültüyle boğmayan,
Titrer içimdeki telin,
Şekerin sızar avaza.
Saçımı okşuyor yelin,
Nefesin bedeldir yaza.
*
Kuzeyden sert rüzgar eser,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!