Zaman yozlaştı, imdat Rabbime,
Şefkat kalmadı, kalpler kapkara,
Herkes, menfaat peşinde koşar,
Zalim elinde, mazlum fukara.
*
Huzur tükendi, yeryüzü zindan,
Anlamın içinde nice,
Kaybolanlarla kavgalıyım,
Sözlerin içinde ince,
Daralanlarla kavgalıyım.
*
Kimi Hülya, kimi Derya,
İmkansız hayaller zihnimde vuruyor,
Adımlar artarak çayırda duruyor,
Bedenim uzağa kaçmayı kuruyor.
*
Tabandan kuvvetle bir hızlanıp taşsam,
Issız vadilerde de çamura batsam,
Kaç milyonuncu kezdir diziyorum,
Şu kelimeyi,
Ve kaç milyonuncu kezdir, anlamın peşindeyim.
Kaç milyonuncu kezdir, beynim zonkluyor,
İmla ve imadan.
*
Dans eden kod dallarıyla, uçup gider tüm gölgeler,
Zihnin sığındığı huzur, akar parlarken simgeler,
Özgürleşir cılız sinyal, derin mahzen katmanından,
Sanal düşün akışına, döner gecede dizgeler.
*
Kaybolur piksel izinde, susup çalışan devreler,
Defterlerim rafta, yan yana dizgin,
Ciltlerde saklıdır, mısralar bezgin,
Romanlarım mahzun, masallar üzgün,
Fırçamın ucunda, renklerim sürgün.
*
Heykeller yontmuştum, mermer tozundan,
Dağılırım bazen ben, gökyüzünde engine,
Dağılırım bazen de, mavi suyun rengine,
Biliyor musun, şükrüm de sonsuzluk dengine.
*
Biliyor musun dostum, gelir ezelden esen,
Mahzundurlar bazen de, boynu bükük bir diken,
Benim güçsüzlüğümün tek sebebi,
Zaman ne kadar geçse de,
Onlar bana sunulan, zorla kabul ettirilen yalan düşler,
Bu düşler, pek çok canı yakıp tüketecek.
*
Var olma endişesinden kaynaklanan, o esrar,
Ruhumu adayacaktım,
Namını anlatacaktım,
*
Issız vadiler boyunca,
Resmini kazıyacaktım.
*
Hüzün olsun, ibret olsun, şu uyuyan insanlara,
Masallardan uyanıp da gerçekleri görenlere,
Yüzyılların uykusundan silkinecek yiğit nerde?
Gönül dostu yarenlerle şafak söksün bu yerlerde.
*
Denizlerden çıkan inci, sandıklara hapsolunmuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!