Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Yıllar günleri, yutarak bitirdi,
Rüzgarlar, uzak diyarlar getirdi,
Kimsesiz ruhum, yolunu yitirdi,
Kuşlar göçerken, yüce dağ başından.
*
Unvanım yoktur, ismim hep saklıdır,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

İşin doğrusu, kimse düşmesin yola,
Resmi bir makama adım atmaya.
Eğer bir de imza, mühür lazımsa,
Belge üstüne belge saymaya,
*
Sorgu sual başlar, inceden ince,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Bilseydim eğer bu işin sonunu,
Giymezdim ben o çirkin pantolonu,
Kaçar giderdim uzak diyarlara,
Doldurmazdım ki ben evin yolunu.
*
Bilseydim eğer bu akıl firarda,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Gerilimli çevreden,
    artık daraldım,
        bittim artık yandım.
Yalnızlık içinde,
    derin sızılarla,
        içime yaralar sardım.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Seneler geçip gidiyor, bitiyor mevsimler.
Neşeyi sildiler, çaldılar eğlenceyi.
Çileyi yüklediler gariban omuzlarıma;
Gör isyanımı ey Yüce Yaradan, işit sesimi!
*
Kimseye sahtekarlık eylemedik şahsen,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Isıttı bak güneş bizi,
Özlemiştik denizi.
Essin rüzgar yaylalarda,
Silsin artık derdimizi.
*
Canlandı bak bütün doğa,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ocaklar sönmüş, küle bulanmış;
Sokağımız taş, derde dayanmış;
Duvarlar çıplak, isle boyanmış;
Saksılar kırık, yangın uyanmış;
Şehir kararıp korla dağlanmış,
Çiçekler küsüp, dağa bağlanmış.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Şimdilerde bir rıhtımdayım, tabelası silinmiş ahşap bir iskelede;
Sessizce ve tek başıma, arşınlarken yolu;
Çürümüş tahtaları, izler oldum bir süre;
Ayaz vuruyordu tenime, lakin titremiyordum;
*
Deniz mırıldanıyordu bana bir şeyler, boğuk bir tonda;

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Titreyişinden Munch’un,
Sızmış, bir garip humma,
Kuzeydeki dışavurum.
Bu his tufanı, sığamazdı,
Dününe, payı Edvard’ın teslim edile.
Şunun, fakat şurasında,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Aklın kaçtığı,
Makine yağı misali, hafızadan,
Bir anda süzülen,
Ayakta durup sayfalarında,
Hayatı anlamak,
Buz gibi akıntının altında,

Devamını Oku