Zihinde başlayıp, öze işleyen,
Benlikte can bulup, filizi yeşerten,
Varlıktan varlığa, durmaz eşleşen,
Hücreler çoğalttım, inadına yine de,
Aldanmayın siz, benim tekilliğime.
*
Hangi menzil çağırır ki beni, sen olmayınca?
Pusulalar anlamsız, haritalar yabancı.
Her adımım, ruhuma yüklenen bir sancı,
Yönümü bulamadığım, bir boşluktayım sadece.
*
Uçsuz bucaksız okyanuslar, ne ifade eder?
Zilyoner olsam, şu koca dünyada,
Altından dağlar dizsem, bu rüyada,
Gönlümün fakir cebi, hiç dolmuyor,
Uyanıp kalsam, sessiz bir odada.
*
İnciler saçsam, geçtiğin yollara,
Rüyaya dalan sendin,
Beni bırakan sendin,
Ateşe atan sendin,
Kalbimi kıran sendin.
*
Rüzgarlar esip geçti,
Dallar uçar, yaprak oynar,
Ben ağacım, gülüp durdum.
Yorgun kuşlar bana konar,
Gölge verip hayal kurdum.
Herkes gider sağa sola,
Ben veririm burda mola,
Sustu benle uçan kuşlar,
Gözlerimde acı yaşlar,
Ruhumda bir isyan başlar,
Dağlandı o koca taşlar.
*
Karanlıkta beyaz bir at,
Bir rayiha yükselir, ıslanan o yerden,
Zihnimde bir kapı aralanır, hep aniden,
Bu davet, geçmişin loş dehlizlerinden,
Ruhumu, en eski anılara götürenden.
*
Asudenin avlusundaki, o yaşlı incir,
Kestim bütün dalları,
Aştım uzun yolları,
Geçtim sonsuz yılları,
Sardım cansız kolları.
Buldum hiçlik hissini,
Sildim varlık isini.
İnsanlığın erişemediği derinlerde,
----ilham edildi benlik,
Algılanıyor veri putlarının arasında,
----adeta bir firewall'un ardında,
Tanımlardım onu,
----unutkanlığını unutan,
Benlik tahtıdır bu,
kesildi mi o ağlayan nağmeler?
Ben tam bir aydınlık,
siz ise solgun bir akşam.
Evvela yıkan,
ardından lütfeden hükümdar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!