Yolcu mu, hancı mı bu,
Belli değil, nereye vardığı,
Bir kaçış mı, arayış mı,
Bir heves mi, yoksa taht mı kurduğu.
*
Bilmez haritayı, hiç yok cebinde,
Ağlamıştım kuşkusuz,
yollarda sessizce.
Solmuştu içimde,
anlamın birdenbire.
Anımsatır şimdi bakışların,
eski ağıtları,
Seni nasıl tutarım bilmiyorum,
Elin ipek mi, yumuşak pamuk mu?
Bir rüzgâr olsan da, tenime değsen,
Esintin, bir meltem mi fırtına mı?
*
Seni nasıl düşlesem bilmiyorum,
Her vicdanın, ayrı sesidir sevda,
Yanmak, tutkunun sızlayan közüdür,
Yüce bir eşiğe, serdim ömrümü,
Gel bahtım, Sahibinin yoluna gir.
*
Bakışlarında, nice yaş toplandığını seçtim,
Erzurum yaylasında, bin devle karşılaştım,
Kılıçları kırarak, okyanusları aştım.
*
Üzerime dağları, fırlattı hain ordu,
Ah Zeynep'im görseydin, aslanlar bana sordu.
*
Tecrübesiz binek eşeği, yokuşta dengesini şaşırır,
Yığının ağırlığı, yan yattığı anda yere saçılır,
Kalma, tedbirsiz kişiden kesinlikle kaçın,
Sen kaybedersin, rakiplerin zevk alır.
Biyografik eserdir,
Bazen anlatılamaz bir yaşamdır,
Anlatılan geçmişimizdir,
Ve yaşamlar her şeyimizdir.
*
Biyografi bir yazgıdır,
Yüz misli, yoğun gıcık,
Yüz misli, yoğun sızı,
Yüz misli, yoğun tahriş,
Yüz misli, yoğun kızarık,
Yüz misli, yoğun kabuklu,
Yüz misli, yoğun tatlıdır sanki, şu yolunma,
Yükselir her koğuştan,
----binlerce çığlık,
Gerçek ışığı taşır,
----altın değil,
--------hayatın değeri sadece,
Kimin umurunda,
Açıldı kainatın büyük sırları
Eski takvimlerden, yaprak saçıldı
Nice nesiller göçtü, gelip geçti
Bin yılın eşiği, böyle geldi geçti.
*
Zamanın kervanı, menzile vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!