Kaybolmuş bir ruh, karanlığın derinliklerinde,
Lanetlenmiş göz kamaştıran zenginliğiyle,
Eziliyor, insafsız bir dünyanın sahte tacı altında.
*
Sonu belli bir öykü, doğumu anlamsız,
Taş kesilen bir kalp, kutsal mekanlarda dahi,
İşte yine belirdi, ufukta sahte bir şafak,
Gördüklerim midemi bulandıran, çirkin bir tuzak,
Zihnimde çözülemeyen, tek bir zorlu basamak,
Bu adaletsiz döngü, ruhuma yapılan bir hakaret.
*
Aniden dank etti beynime, bu sürü kanunu,
Kurban
----kestim
--------Allah'a,
Buluşacağız
----elbet,
--------biz
Adı ne, derlerdi.
Özden uzak, yaşardı.
Gönül gözü kapalıydı, dışa bakardı.
En belirgin vasfı, gösterişle konuşmasıydı.
*
Süslü sözlerdi, dili.
Sönmüş umutları, yeşermeyi bekleyen bir hayat,
Kayıp bir tutkuyu filizlendirecek bir feryat,
Bir ışık arıyordu, kalbinin o en derinlerinde,
Ne olduğunu bilmeyenler, hep koştu onun önünde.
*
Onca sözcüğün arasında, parlamadı bir teki,
Tekrar söylüyorum, bu yankı benim değil,
Bu şehir, adını unuttuğum masaldan ibaret.
*
Duvarlara kazınmış, tüm o tarihler,
Paslı bir pusulanın inadı,
Hep aynı, kuzeyi gösteren.
Tanımlayabilir misin, yaşanan her anı,
Beynin derinliklerinden gelen, duyguları,
Kendine nasıl, bir isim verebilirsin,
Hiçbir etki olmasa dahi, dışarıdan.
*
Canlı ritimlerle yapılan, egzersizler,
Güneş gören, korulukları gezdim,
Hazan olmuş otlar, sonbaharlarda,
Geçmiş zamanı, hayalimde sezdim,
Dolaştım durdum, toprak arıklarda.
*
Yıllar nasıl, tez akıp gidiyor,
Sadece ağaç gibi,
Meşe ağacı gibi,
Ortaya çıkmaz dünyaya, birden kusursuzca,
Bir tohum olarak, başlar önce,
Büyür,
Gelişir,
Ey benim can yoldaşım, gel bir vakit sazlaşalım?
Gelecekte, telli turna gibi kanatlansın sesimiz,
Nağmelerle destan destan, gönüllerde yoğrulalım.
Coşalım gökyüzüne, her bir yanına yayılalım.
*
Hiçbir fani bilmezdi, biz gönüllerde bir yemin idik.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!