Sen
Koş cananım!
Zulmet soluğuma, örtü sermeden.
Koş
Beynimin köşesinde gizlenmiş, masallarım barınır.
Çünkü
Demosten'le beş yüz kırkıncı sayfanın başlangıcı.
*
Paslı demir bir çekici mi andırırdı dilleri,
Sözleri kuşattığı zihinleri kurutuyor,
Diken tohumlarını kanatıp ağlatıyordu,
Zorbaz diye biriydi bu nutkun asıl katili,
Coşkun akan dereler,
Sohbet edelim mi biz?
Çünkü kimle konuşsam,
Hep bir hesap sorarlar.
Hesapları şaşınca,
Selamı da keserler.
Hey Göynüklü nefer,
Uzun sürer sefer,
Yoldaşınım kalpten,
Kazanılır zafer.
*
Şu yaban armudu,
Hey güneş!
Çabucak, parlayarak belirsene!
Muhtaç ekinler şafağına!
Çiyan gizlenmiş hedefine!
Ritim vurmuş cırcırböcekleri,
Gölge tepesinde!
Hey hayat, niye bakıyorsun,
Zayıf tarafı, buldun sandın,
Ruhumu, esir alamazsın,
Aldığım serveti, fırlattım,
Çıplak gövdem durur, şahsımda.
*
Gereksizliği yok bunun,
Konut, arazi, kristal takımı, kocaman santimetrelik duvar, altı ekran,
Ara sıra gelip geçen, temas dokunuşlarıyla,
Çok iyi çok...
Ben iyiyim, tepişmelerine, hırslarına, hâkim binalar açan,
Fışkırıyor işte, oralarından biir yerden vaka ve...
Hey sen, bakışların hep diken üstünde gezer,
Gidersin korkak yüreğinle, nereye kadar?
Tenimizde bildik biz, hayatın acısını her an,
Masalda kalsın anca, senin masal dünyan.
*
İçi boş birer gürültü, ama fırtına koparır sözlerin,
Bir ağırlığım kalmadı,
Tüy gibi hafifledim,
Yükümü yere saldım,
Rüzgârda efelendim.
*
Esinti çağırıyor bak,
Pırıl pırıl bir sabah,
Gökyüzü aydınlık ferah.
Dallarda cıvıldar kuşlar,
Kalplerde tatlı bir telaş.
*
Ilık eser hep rüzgar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!