Ben arzu ettiğim için, o sahnede duruyordun.
Zira, ruhumun kapılarını sana ben açtım...
O denli eşsiz görünmen, benim sana tutkunluğumdandı.
Zihnimin bir köşesindeydin, sırf seni kurguladığım için,
Sendeki o derinliğin, senin maharetin olduğunu sanırdım lakin...
Hepsi benim yankımmış, öğrendim.
Hilal doğdu göklere bu gün,
Şenlik değil, evimde hüzün,
Bayram gelmiş benim neyime,
Yaşla doldu yine iki gözüm,
Hasret vurdu garip sineme,
Matem tutar gece ve gündüz.
Yüz mevsim geçirdim, garip sılada,
Özlem çeken ruhum, alev alevdir,
Issız sahillere, umut ekerken,
Kışlar üşütemez, sıcak kalbimi,
Sevdam aramakta, o gül yüzünü.
*
Yüce işi soy yapar,
Soy kanda ışık saçar,
Bu ışık ki bilgeden,
Senden toprağa akar.
*
Geçmiş haklı bir öykü,
Akla ve mantığa, insanı yöneltir,
Erdemli bir yaşam için, öğüt verir...
*
Hislerden ziyade, irfanla beslenir,
Anlatımı tecrübeyi geliştirir...
*
Bazı günler vardır, oyundan bıkmayız,
Toz toprak içinde, koşardık sokakta,
Eve dönüş vakti, paçalar çamurlu,
Anneden kocaman, bir zılgıt yer idik.
*
Bazı günler olur, tembellik bastırır,
Baharın kokusuyla, uyanır dağlar taşlar,
Maviliklere uçar, o kanat çırpan kuşlar,
Muhabbetle dökülür, gözden akan o yaşlar,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Sabah ezanı ile, başlardı tatlı telaş,
Ben kendi yurdumdan, sürülmüş bir seyyahım,
Hüznüm, ruhumdaki hayli karışık muamma,
Bir saltanatın şavkını, yansıtsam dahi nafile,
Ben felekteki fersiz, hatırı kalmamış seyyareyim.
*
Süpürsün rüzgar zihnimden, senden esenleri,
Sus artık…
Gönlümdeki ey sevda.
Sus da, mantık konuşsun.
Sön artık istersen,
Sön de, ruhum soğusun.
Vazgeç artık, hayal kurma.
O eşsiz insan,
Cömertlikle bezenmiş,
Dürüstlük burcunda, bir anlayış,
Nezaket ve bilgelikle örülmüş.
*
İyilik ve erdem, onun özünde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!