Hastane soğuk,
Benizler uçuk,
Uyuyor çocuk,
Acziyet sardı.
*
Hekimler şaşkın,
İçten isteyip, kavuşamadım.
Beni sana, adak eylediler.
Sırtına kolum dolayamadım,
Beni sana, adak eylediler.
*
Kirlendi, sevgimin elbisesi,
Hani Hasan adaklık akçesi,
Giyin kuşan diye ferman ettin,
Fiyata göz süzüp uzaklaştın,
Çözemem böylesi kör düğümü.
*
Bölüğünü ardına dizerek,
Halka bakmak gerek,
Gönle akmak gerek,
Kibri yıkmak gerek,
Yola çıkmak gerek.
*
Üstten bakan beyler,
Geçti artık, gamlı dünü.
Gördük parlayan bugünü.
Devlet giydi, yeni tünü.
Millet duydu, kutlu ünü.
Tahta çıktı, adalet hani.
*
Yaban ellerden gelip, yurduma saldırdılar,
Dağların zirvesinden, ovalara daldılar.
*
Yüce ana karanın, kalbini kanattılar,
Derin ırmaklarını kurutup, daralttılar.
*
Kaybolmuş bir ruh, karanlığın derinliklerinde,
Lanetlenmiş göz kamaştıran zenginliğiyle,
Eziliyor, insafsız bir dünyanın sahte tacı altında.
*
Sonu belli bir öykü, doğumu anlamsız,
Taş kesilen bir kalp, kutsal mekanlarda dahi,
İşte yine belirdi, ufukta sahte bir şafak,
Gördüklerim midemi bulandıran, çirkin bir tuzak,
Zihnimde çözülemeyen, tek bir zorlu basamak,
Bu adaletsiz döngü, ruhuma yapılan bir hakaret.
*
Aniden dank etti beynime, bu sürü kanunu,
Şu mağrur anıt yükselmiş, sarı kumlar tepesinde,
Mazlumların feryatları, çınlar şimdi köşesinde,
Hükümdarın zalimliği, işlenmiştir hücresinde,
Seyredenler büyülenip, baş eğerler ulu ferman,
Kapatılmış bütün zulüm, susmuş hepten koca devran.
*
İçimdeki sancılar alev alev yanarken,
Yalan dolan sözlerin yüze çarpıp batarken,
Zehir zıkkım lafların kılıç olup sınarken,
Vuslat kokan yolları yıktın gittin insafsız.
*
Bağrımdaki taşları fırlatmak diler ruhum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!