Yüreğim kırık, sırıttım kaldım bu yaban ellerde,
Pas tutmuş sanki, yuvaya dönen o eski raylar.
Sevemedim bu iklimi, ne yapsam nafile,
Kol kolaydı sırdaşım ile en sevdiğim yalanlar.
*
Fısıldayın rüzgâra, silkinsin dallarda uyuklayanlar,
Seçmez oldu cananım beni,
kör olmuş gözleri,
Değmedi kelamım kalbine,
boşa çıktı övgülerim,
Korkup girmez derin sulara,
soldu bütün duygularım,
Aldatır ılıman esinti,
Henüz bitmeyen mevsimin soğuğunu,
Unutturur filize...
*
Çiçek açacak dal,
Ürperen yaprak,
Kalemin izini sürelim, sözün özünde buluşalım,
Eski yazıda bırakalım, yeniden hayat verelim,
Aslın sesi bizi bekler, köke doğru inelim,
Unutulanı anlayalım, bilgi ufkunda kalalım.
*
Zamanın tülleri sardı, kapladı görünüşümüzü,
Körüklü bağrımı, gerip yayarlar,
İçimden, hüzünlü sesler duyarlar,
Tuşlarıma vurup, nota koyarlar,
Uzak diyarlardan, feryat koparır.
*
Ustalar, omzuna askıyı asar,
Cümleleri budamışız usulca,
Koru kullarını, ulu Yaradan,
Sabırları bağlamışız çaputla,
Koru kullarını, ulu Yaradan.
Duyguları ufaltarak bitirip,
Evrenin ruhuyla gülen yoldaşım,
Sözcüksüz seslenen, ışık kaynağım,
Tepeler ardında dingin, çok engin,
Tıpkı şafak vakti doğan ay misal,
Yansıyor zihnime, nurlu bedenin.
*
Yalanla kutsanmak, çamurda gezinmek,
Ezberden alimlik, sahte erdemler,
Sessizce hak yemek, boşluğa haykırmak,
Bunlar hep kötü işler.
Hırsızlar toplanmış köy meydanına,
Zalim alkışlanır pazar yerinde.
Masumlar itilmiş yol kenarına,
Kötüler taç giymiş taht üzerinde.
Vicdan defterini, çoktan kapatmışsın,
Ruhunu, zalimlik ile donatmışsın,
Doğru yolları, uzağa fırlatmışsın,
Kötülük tahtında, gururla durursun.
*
Yabancı kollara, sarılıp yatarsın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!