Göz dikme el malına,
Kanma dünya halına,
Basma garip dalına,
Sonu hep hüsran olur.
*
Haneyi yıkıp yitme,
Asla istemem dönsen de bana,
Irzı kırık ruh yalana kanmaz.
Zehrin işledi şu masum cana,
Kül olan ateş yeniden yanmaz.
*
Gözden akan yaş sel olup taşar,
Sana yazdım şu satırı,
Hasretimle bürüyerek.
Karanlıkta parlayacak,
Yüreğine süzülecek.
Yapraklarda gizli sevda,
Dağ başında rüzgar ile,
Destandır yüce söylence,
Başkadır özü, sözü, tınısı,
Hiç işittiniz mi, o masalı?
*
Ürperir tüm benlikler,
Duyunca, eski bir fısıltı,
Gözlerine baktığım an,
Tutuşuyor koca cihan,
Aşığım ben sana inan!
*
Şifa bulur garip masal,
Dudağından damlar bir bal,
Hatırıdır bir kahvenin dostlarla içilen,
Ruhu ısıtır kelimeler, kalpten dökülen.
Anlamsızlaşır saatler, erir gider zaman,
Muhabbetin deminde bulunur tadı hayatın.
Anlamak ve anlaşılmak ne kadar güzel,
Huzur bulur yargısız dinleyen her el.
O patikalar, kıvrım büklüm.
Tepeleri aşar, şen gönlüm.
Seyahattir, bütün o mülküm.
Diyarlara akarken ömrüm.
*
Nehirler çağlar, hep derinden.
Akan zaman, ömrümdür maaşım,
Evrensel varoluştan kalbim,
Sonsuzluğa akıyor her yaşım,
Güzel anları, içinde sakladım.
*
Evren mevcut, her zerrenin özünde,
Kurumuş nehirler,
ıssız çöller geçilmiş,
Ceylan gözlü bir dilbere,
bir ozan kapılmış.
Çökmüş akşam,
gökyüzü sessizliğe bürünmüş,
Anama sundum, ömrümün her zerresini,
Esende kalasın, sen iki dünyada daima.
Duaların daima kabul olur, inanırım kalpten,
Gönlün yükselsin, evladınla sonsuzlaş.
*
Ayağa kalk, adaleti savunma yolunda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!