Gönlüm hasret çekti,
Boşa heves etti,
Neşem kaçtı birden,
Sabrım artık bitti.
Bakıp durdum öyle,
Gözüm doldu yine,
Kavga dolu zenginler, çekişmeyi severler,
Onlara destek olan, pek çok bilge kişi var,
Alet yapıp satarken, çoğalır gelirler,
Kendi açtıkları, derinliksiz kuyuya düşerler.
*
Yüzde beş fazladır, gidenlerden doğanlar,
Ansızın, kapıyı çalan hakikatin,
Paslı demir tadındaki, saatlerini,
Hiç tatmamışken daha,
Dişlerimizle, kemirmiştik boşluğu.
Benlik sancıları doğurmuştuk kendimizce.
*
Nazarın bir dipsiz kuyu,
Dalgalanır durgun suyu,
Terk eyledim eski huyu,
Aşkı verdin soluğuma.
*
Saf cemalin nurlar saçar,
Huzursuz bir gezgin, asla yerleşemez,
Sakin limanlarda, bir an bile dinlenemez.
Her dinginliğe, bir fırtına çağırır,
En sakin denizde, dalga olur bağırır.
*
Gel, hangi bahaneyle olursa olsun gel,
Sol yanımda, bir huzursuzluk belirdi ki izahı yok,
Adeta bendinden taşma.
*
Bir hudutları ihlal etme, büzüşme,
Fırlatıvermiştim avucumu, o boşluğa.
*
Hep birlikte gidilirdi,
----özel günlerde ibadete
Yıpranmış hepsi de,
----elbiseler, giysiler,
Hüzündür ataya,
----evladın düşüncesi,
Zalimane eylemlere masumiyet maskesi takmışlar,
Kötülüğün rotasını belirleyen beyinler tahammülü ustaca sergiler,
Minnet bekleyen kalplere acı zehri yudumlatmışlar,
Esarete mahkum düşen kitleler fermanlara boyun eğmeyi kavrar.
*
Hilekarlık perdesiyle gizlenir tüm soyguncuların günahı,
Darmadağın oldu iç dünyam,
----çınlayan kahkahalarından,
Uçuşa geçiyor senin varlığın,
----kapanır kapanmaz gözlerim,
Dönüp duruyorsun içimde,
----yeni örülmüş bi hikaye gibi,
Bir köhne feraset,
fikrimin ufkunda,
Ruhuma değerken,
cüretkar hevesler,
Bir düğüm oluyor gırtlağımda,
bütün meşru anlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!