Ve sen, besteler gibi tınlıyorsun,
Biraz ezgi,
Biraz boya işte,
Sevincinde kalıp,
Kederinde boğuluyorum.
*
Sabah vakti, çayıra serildin.
Avcıya, derin kuşkular verdin.
Durgun halinle, zihnimi çeldin.
Kurnaz yaratık, toprağa değdin.
*
Hileni sezmek namına, pustum.
Mermer kararmış da, kir tutmaz olmuş,
Sıcaklık yerine, buz gibi donmuş,
Paklanmak hayalken, kirlenmek gerçek,
Hizmet bekleyenler, burda ölecek.
*
Peştemal kuşanan, usta sanılır,
Seni kollayan bayan polisten,
----hicap et hoca efendi,
Doğumda eşine destek olan kadın hekimden, hemşireden,
----rahatsızlandığında seni iyileştiren bayan doktordan,
Hicap duy,
----tıp çalışanlarından,
Dedim, yüce bilge kişiye,
Yok mu, lezzetli bir horoz,
Terledi, alnının çizgisi,
Söyleyemedi, ne var ne yok...
*
Bana bakmaktan, kaçındı,
Ruhumda anlık fısıltılar,
Sessiz anılar..
Çoğaldı içimde korkular.
Uzak bir elin değmesiydi, o anki huzur,
Bir de dağılan hayaller..
Yarılıp çatlak toprak, böldü sessizliği..
O an, çok uzak diyarlarda,
Bir masal ülkesinde, yahut unutulmuş mısraların arasında,
Gizlenmiş, eski bir kitapta değil,
Veda etmek, yani azizim,
Son sözü söylemek için, sığındığım o Pera'dasın.
*
Yayılır alana, görüntü,
Sadece görüntü,
Nimettir görüntü, aşağıda duranlara,
Yüce tavan altında, böylece,
Umudu olur gezenlerin, görüntü,
Düşler sunar, dolaşanlara,
Bir sır belirdi geceden,
Hafifçe çıtı pıtı ilkin,
Perdemi titreten, o meltem,
Şu saatin, sesini ezen,
Uzak damladan, gelen tıkırtı,
Bir anlık vehim,
Takvim yaprakları, erdi yılın son gününe,
Belki yarın gideriz seninle, şen düğüne,
Ocak dediler, o ayların birincisine,
Ey yeni yıl, farkın nedir senin eskisinden.
*
Saatler vurup, bitsin artık o eski sene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!