Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Şatafattan uzak duran kimseler,
Sessizlik içinde huzurla yaşar.
Gösteriş aramaz aklı erenler,
Engelleri kolay adımla aşar.
*
Gösterişli mülke sırtını dönmüş,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kullanır sana karşı,
----ona verdiğin yetkiyi,
Rehin alır seni,
----fark etmezsin bile sen,
Riske atma kendini,
----yanlış üstüne yanlışla,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tenha köşeye kaç,
Gönlünü göğe aç,
Seyret dışarıdan,
Yollara ışık saç.
*
Oyuna katılma,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hükmünü icra edecekmiş, tenhalık,
Kulağıma gelen fısıltı, bu yönde,
Vaktin en solgun cildinde.
*
Kalabalıkta unutulmuş,
Yarım kalmış o cümle,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Uyuyup da sayıklayıp durduğum,
Oğuz kalkıp kaşın bana çatmasın.
Gece gündüz hayalini kurduğum,
Dirilerek adımızı satmasın.
*
Yalanlarla zindanlarda durarak,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Yeterince ağır değil mi hava?
Boğulmuşken bedenim buhara,
Sırılsıklam bir haldeyim,
Sız haydi tenime, eriyelim seninle..
Tanıklık etmiyor mu ay?
Bu ilkel hallerimizi mi yadırgıyor?

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Kıvrımlarıyla dolu her beden,
Tekin olmaz, içindeki deriden,
Bir soluk al, at bir bakış sen,
Tenindeki hikayeye, dön sen.
*
Kazıp toprağı, buğday ekin,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Teninin gölgesinde gezinsem usulca,
Minik bir kedi yavrusu misali.
Tüylerim kalksa, ince ince,
Seyretsem, derin derin,
Hilal kaşlı güzeli,
Gözlerim yorulana dek.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tenin sırrına, gölgelerin ardına şeffaf bir davet;
Neden bana öyle oburca bakıyorsun, karanlığı delen o arsız fenerle?
İmgeleri yok edici bir arzu bu!
Belli ki sen de, bu etten sahnede başrolde oynamak istiyorsun.
Mahremiyeti yırtıp, atıyorsun sokağın tam ortasına;
"Kadrajın içine gel de bu arsızlığı izle." diyorsun gülerek.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ne büyüleyicidir, tozlu dokusu elyazmasının,
Yalnızca kurgulamak dahi, bitirir araştırmacıyı.
Bir taraftan, ürkerken yükünden dahi,
Diğer taraftan, sürükler derine, ilmek ilmek, harf harf,
İncelemeden duramazsın, mühim değildir hangi nüsha.
Yahut, zahmete denk düşüp düşmeyeceği.

Devamını Oku