Varlığını bilmek avuntum oldu
Şu garip gönlüme sevinçler doldu
Hani sevdiğindim söyle ne oldu
Neredesin gökkuşağım nerdesin
Sevgi ektim, saygı ektim gam biçtim
bizim çiçeklerimiz;
köklerinden kopartılıp
saksılarda tutsak edilmemeli.
özgür olmalılar beyaz güvercinler gibi;
doğada, doğal ve katışıksız...
küsen dalgaların sesiyle uyuyan
bank olsa bulunurdu belki bir çözüm
belki bir martı dans ederdi gölgesinde
belki de iki fidan el falına baktırırdı oturup falcıya
önce seni sevmeyi öğrendim,
sonra kaybedebileceğimi...
hiç istemediğim o son dersi;
sensiz de yaşanabileceğini,
onu da sen öğrettin.
yeni sulanmış toprak yolda yürüdü,
nereye ve neden gittiğini bilmeden...
kendine geldiğinde en çok sevdiği yerdeydi;
kuş cıvıltıları doldurdu yüreğindeki sessizliği.
mevsim hasret mevsimiydi...
Yirmi iki temmuzdu mevsim de yazdı
Durup göz ucuyla bizleri süzdü
Kimseye demedin bu da mı gizdi
Duydum ki bizleri arar olmuşsun
Güneşe benzerdi yüzün büsbütün
Yine gönül koydun aklım zayoldu
Haber alamadım günler ay oldu
Dilim konuşamaz sustu lal oldu
Ömrümden bir ömür gitti bilesin
Bilmez misin bende nesin nicesin
yine o sızı...
memleketimden renkler düştükçe aklıma;
kaçmak istiyorum herkesten, her şeyden,
en çok da kendimden.
iki kaşımın ortasından
buğulu gülüşlerle sarılırken ay denize,
yıldızlara el sallardı pencerelerden
sırılsıklam sardunyalar…
limon çiçekleri dedikoduya başlar,
doğrulurdu gölgeler miskin yatağından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!