uzaklarda, bir yerlerde kuytulara yasladım sırtımı
görebilmek için doğruları, olur ya belki ben de göremem
olur ya ben de düşerim aydınlık yerine karanlıkların peşine
olmaz; olmamalı ne karanlıklar ne de boş vaatlere gebe yeminler
şimdi benden bağışık ve bir o kadar kırgın
denizden:
yıkanıp çıkardı her gün
inci gibi bembeyaz olurdu
oysa:
dün akşam kıpkırmızı doğdu
öfkeli ayazlar çalar pencerelerden ışıkları
sonra geceyi uyandırıp, birlikte yola düşerler
alıp terkilerine köşe başlarının yetimi korkuları
dağıtırlar cümle âleme azar azar
çakırkeyif esintilerle dolaşır kerametsiz lodoslar
Bir gül yaprağına düşen çiy gibi
Gönlüme düştüğün andır doğuşum
Gökte yanıp sönen yıldızlar gibi
Artık hayal dünyam oldu koğuşum
Aşkına esirim cezalar aldım
Karanlık sokakta sessiz gecede
Adını andığım her bir hecede
Nerede arasam dağca yücede
Hüznümü anlatmak kolay değil ki
Sevgim sıradan bir olay değil ki
Göç vaktidir yörüklerin belloldu
Acep nere konar göçer sevdiğim
Püren yaprak döker, köknar yeşerir
Evvel çok severken şimdi elloldu
kapa gözlerini şimdi,
karart bütün ışıkları...
her yerin söndüğünü hayal et,
bekle ay’ın doğmasını;
şu an benim yaptığım gibi.
Gülnar Köylerinden biridir Konur
Elma, üzüm, nohut hep onda olur
Seni gören sende kendini bulur
Göllerin, güllerin ne güzel Konur
Ekin nohut imeceyle biçilir
güneşin ufuk çizgisine bıraktığı o zoraki gülümseme
bir an karardı gözlerim
nereye, hangi yöne aktığımı bilmeden
kendi içimin derinliğine sızdım
vurdukça şavkı yaktı ortalığı, ışıklar hare hare
kimliksiz bir gölge gibi bakıyordum suyun yüzüne
Bizim evin bahçesine yerleşmiş tekir kedi;
Kapıcıya çok yakın, hemen kapının dibi.
Kırık dökük bir divan, birkaç sandalye de var,
Oluvermiş Tekir’e han hamam ve saraylar
Eh, bu kadar konforu bulmuşken bizim kedi,
Boş duracak değil ya, izdivaç yapıverdi....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!