Sabah erken kalkar ekmek pişirir
Saçının bağını yere düşürür
Sevdiğini görür aklın şaşırır
Ekine gidiyor bir köylü kızı...
Şalvar ayağında, orak elinde
yolları toz duman sise karışmış
işte bu virane bizim köyümüz
kanadımız kırık tutmaz kolumuz
oysa ne güzeldir bizim köyümüz
çam ormanı süsler dört bir yanını
İlimiz Mersin’dir İlçemiz Gülnar
Köyümüz Tepe’dir görmek istersen
Dağları, ormanı dereleri var
Köyümüz Tepedir görmek istersen
Meşhurdur köyümün inciri narı
hadi bakalım, ya bir dönüm noktasısın
ya da dönmek için dönemecin başında
sevgi mi dedin? boş versene
çıkarın yoksa, sen sevmezsin babanı bile…
sen, sen ol hiçbir zaman doğruyu söyleme
bu gün de seninle uyandım sensiz
bir sabah sessizce gelsen diyorum
ömrümce beklerim ama umutsuz
gönlüme sevgiyle dolsan diyorum
hafızamdan hiç gitmeyen o kargılık
ve kurumuş yapraklarla koyun koyuna yatan
yarısı kahverengine dönmüş gülen ayva
üstü örtülü, doğal bir muhafaza içinde...
ne zaman çocukluğumu düşünsem
ekinin başağına konmaya çalışan
serçeye ne demeli bilmem ki
taşıyamayacağını bile bile incecik boynu
yerlere kadar eğilir, kaldıramaz bu oyunu
serçe sırnaşır da sırnaşır, ille konulacak o dala
çatıda yuva sıcaklığı
birbirine sokulmuş sessizlikler
usul usul dökülen kelimeler
kuşlar el ele tutuşur bu mevsim
sen tam o boşluğa düştün
elli adım ötede
açan gül fidanının
kızıl yaprağı mısın?
yorgun ağaç köklerine
sarılan o sarmaşık...
Selam verdim selamımı almadın
Zamanın mı yoktu, ya da kasten mi
Ne bir kelam ne de haber salmadın
Zorda mısın yoksa küstünmü bana
Gökte bulut gibi yükseksin daim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!