Toros dağı Akdenize bakarken
Yeşiline ben türküler yakarken
Göksu Nehri gürül gürül akarken
Yine hasretinle yoğruldum bu gün
dalgalar sahile sırılsıklam sarılırken,
yakamozlar dans eder yıldızlarla.
uzaktan izlerim bu sonsuz manzarayı;
beyaz bulutlar pembe bir ufukta süzülür.
rüzgâr kur yapar palmiyelere;
ne zaman mevsimleri düşünsem;
çerçevenin dışında kalan,
ya benimdir, ya sen...
de ki; yağmur altında omuz omuzayız,
gül ağacının duldasındayız...
başınız kendi omzunuza düşer
bakışınız uzak diyarlara
duygularınız yasaklı
hayalleriniz kuşatma altında
nasıl ve nereye gittiğinizin ne önemi var
ayrılığa ve yalnızlığa çıkıyorsa bütün yollar
yalnız bir notadan beste yapmak
akla ziyan gelse de
bir mucize gerçek olmuş ve kara benekli
al yanaklı güpgüzel şarkılar düşmüştü ılgıt ılgıt toprağa
dört mevsimi bahar olup yaşayan,
yol kenarlarından elini sallayıp
ellisine işve yapan
sarı saçlarını dalga dalga savuran
dün ne güzel baktın bana öyle mor menekşe...
açmak için biraz erken değil miydi?
üşütmese bari seni
şu hoyrat rüzgâr..
beni sorma;
Yozgat İli, Boğazlıyan İlçesi
İstanbul’da başlar hayat çilesi
Sevdası İstanbul, oldum olası
Adı Veli, aslı Veli bir güzel insan
Övmeye yetmiyor ne söz ne lisan
deniz kıyısındayım; uğuldaşan dalgalar,
karaya vurmuş bir gemi, bir iki sandal...
kumsalda bir başlarına,
aynı ben gibi sessiz ve sedasızlar.
içinde sen vardın sanıyorum,
gelincik yeni uyanmış
bu gürültü neyin nesi
papatyalar uykudalar
işte bahar müjdecisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!