Sol yanımı bölemedim parçalara,
Hepsini, her zerresini sana verdim.
Nedir Allah’ım benim bu hallerim?
Bu amansız kendimden vazgeçişlerim...
Nasıl da özlemişim meğer,
Bu kaçıncı Eylül ömrümde,
Bu kaçıncı düşüşün aklımdan?
Yaprak yaprak hazan mevsimi,
Bu kaçıncı her Eylül'ün ardından?
Kolum kanadım kırık,
Donmuş fotoğraflarda gibiyim,
Vicdan çukuru yolcusu her biri.
Kavuşmanın olmadığı o yerde,
Susmuş dilimin bütün beyhudeleri.
Büyük bir derdin altında ezilmiş,
İçimde susturamadığım bir ses var,
Sensiz yaşayamıyorum.
Her şey bir düş, birkaç görüntü,
Yokluğunu kalbime kabullendiremiyorum.
Sen herkessiz yapabilirsin belki ama
Sen yanımda yoksan eğer,
Apansız bir korku saplanıyor soluğuma bilfiil.
Üstüm başım karalar bağlıyor,
Boğuluyorum, elimde değil.
Neylesem, nereye gitsem sen yoksan,
Bir parça uykuda serap, bir parça düş ve hayal;
Acizliğim uzar gider içimde her gece.
Gözlerimden süzülen yaşlar ruhumda gezinirken;
Aynadaki yabancı, yıldızlar kadar yalnız öylece...
An gelir, kelimeler gönlümü vurup dilimde kırılır,
Bulutlar gök maviliğinde asılı;
Ha yağdı ha yağacak gözlerim.
İncecik bir çisenti, upuzun bir keder,
Sebebini bile bilmediğim, içimde gizemim.
Yaraladın iliklerime dek;
Sessizce uyuşturuyor zaman,
Unutturduğu hiçbir şey yok.
Yaralar, testerenin dişlileri…
Giden saatlerin dilde hükmü yok.
Her şeyimi bıraktığım zaman,
Karanlık, senin olmadığın her yer;
Düğüm düğüm, keder, çaresizlik.
Gülüşünle bahar gelir, çiçekler açar;
Her zerrem, sensiz delik deşik.
Yeminle solumda ve soluğumdasın,
Loş sokakta yazgıma düşenler,
Kalbime ilmek ilmek kazınmış.
Suretin ezberimde,
Duvara vuran gölge gibi kaplamış.
Yürüyorum bir düşte gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!