Ey sevgili...
Bir düşümüz vardı seninle;
O buram buram bakışlarında yitip giderken,
Uzanıp gidiyordum uçsuz bucaksız kollarında.
Resmini çiziyorum şimdi geçtiğim dağlara, taşlara...
Bir cezve kahvenin kırk yıllık hatrı gibi;
Simsiyah, acı ve upuzun bir sevda bu.
Aşkımız bir kan damlasıydı;
Kendi içinde bir trajedi,
Gökyüzünde çakıp kaybolan bir yıldırım misali...
Her şeyi bir kenara bıraksak da sevgili,
İnan ki yine de ümitli bir şeydi yaşamak seni.
Hâlâ unutmadım o yazdığın son kelimeyi;
"Veda" demiştin...
O gün zihnime kazıdın bu karanlık müebbedi.
Şimdi iyi şeyler söylemek gerek bize,
Güzel şeyler...
Sonra neden geldin, nasıl geldin;
Hatırlamıyorum, vakit hangi dertli vakitti?
Yağmur hızlanıyor bak, ey sevgili;
Yine bakışlarım çocuksu ve endişeli.
"Seni seviyorum" deyişini duyuyorum hâlâ,
Defalarca yaşıyorum o yankılanan sesi;
Tıpkı o eski, o şen şakrak günlerimiz misali.
Bir düşümüz vardı seninle;
Hâlâ o rüyanın içindeyim:
Sarmaşıklı bir ev,
Yemyeşil bir bahçe içinde...
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Bir kandamlasıydı aşkımız; düştüğü yeri kızıl, kalbimi viran bıraktı.
•Yağmur hızlandıkça seni hatırlıyorum; demek ki gök de içimde ağlıyor.
•Sarmaşıklı bir ev düşledik; duvarlarını özlem bastı, kapısını yalnızlık.
•Bir bakışınla başlardı hayat; bir susuşunla sona ererdi.
•“Veda” dedin; o kelime zihnimde müebbet hüküm giydi.
Eylül 2019 / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 15:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
“Aşk, bir veda değil, her an yeniden başlayacak bir düştür.”




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!