Yüreğime oturan o devasa acı,
Bir ömürlük misafirdir bende artık.
Dudaklarımdan dökülen her ah çekişte;
Rüzgârla harmanlanır, közlenir içimde...
Yıllar, yılları kovalar durur;
Zamanla geçer sanırsın, oysa zaman sadece alıştırır.
Sen, o "geçer" dediğin sancıyla yaşlanırsın;
Yaz, hükmünü sonbahara bırakır…
Dalgalar gelir, hırçınca saçlarını okşar,
Mevsimler tokat gibi yüzüne vurur.
Gökten inen her yağmurla yıkanırsın da;
O acı, bir mırıltı gibi sol yanında durur.
Artık ne bir teselli kâr eder, ne yeni bir gün;
Bu acı benim asıl kimliğimdir, vazgeçemem.
Bütün kapıları kapatsalar da üstüme,
Ben bu hüzünden başka hiçbir yerde ölemem...
Çünkü bilirsin; insanı öldüren acı değil,
O acının hiçbir zaman bitmeyişidir.
Ve her sabah, o bitmeyen sancıyla uyanmak;
Aslında yaşamak değil, her gün biraz daha ölmektir.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Sanıyorsun geçer… Geçmez. Acı, insanın içine yerleşen bir kiracı gibidir.
•Mevsimler değişir, yağmurlar diner… Ama içindeki o sancı, hep aynı yerde nöbet tutar.
•Bir ömür, bir ah çekiş kadar kısa… Ama o ahın içi bin yıl kadar uzun.
•Acı, bir misafir gibi gelip oturdu yüreğime; öyle vefalı çıktı ki ev sahibi olan mutluluğu kapı dışarı etti.
•Geçer dediğim her şeyle yaşlandım ben; ne sevdanın rengi soldu içimde, ne de o ilk günkü kırgınlığın sesi dindi.
•Ömür dediğin, sol yanındaki o dinmeyen ağrıyı bir nebze olsun dindirebilmek için çıkılmış en uzun ve en beyhude yolculuktur.
28 Temmuz 2018 / Cumartesi / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 11.02.2025 12:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Acı, zamanla yavaşça solan bir yara gibidir; geçer sanırsın, ama izleri hep kalır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!