Son uyanıştır bilene,
Bir tünelden çıkış ölüm.
Ağıt, hiçliktir diline,
Bomboş dünya, mattır ölüm.
Ecel sesi yakar gelir,
Son gün, son seferde eskir.
Ömür gelip geçicidir;
Bir avuç topraktır ölüm.
Gözyaşı gözden süzülür,
Birden yastığa dökülür.
Yalan gerçeğe bürünür;
Bir nefeslik sestir ölüm.
Dikişsiz on metre kefen,
Ezanla salaya giden,
Her adım matem alenen;
Yarım kalmış aşktır ölüm.
Ölümü öldüremezsin,
Perde iner, ebedisin.
Sen bensin, bana aitsin;
Ab-ı hayat sonu ölüm.
Halilî, ay söner gece,
Karanlık düşer gölgeye,
Sessiz çığlık boş yüreğe,
Balıklama atlar ölüm.
📍Şair Notu: Bu şiir, insanın hayat ve ölüm karşısındaki çaresizliğini, yalnızlığını ve içsel sancılarını dile getirme çabasıdır. Her nefes, her gözyaşı bir iz bırakır; ömür gelip geçicidir, ama hisler ve hatıralar gömülmez. “Ab-ı Hayat” burada hem yaşamın hem de sonun metaforudur; göğsümde saklı kor, her satırda bir yansıma olarak okunabilir. Halilî, kendi kaleminden çıkan bu dizelerde, ölümle yüzleşen insanın hem korkusunu hem de kabullenişini içtenlikle sunar.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Ecel, kimseyi uyarmadan gelir kapıya.
•Gözyaşı, bazen yüreğin mezar taşıdır.
•Kefen, dünyanın bütün unvanlarını susturur.
•Ölüm, yalanı soyup gerçeği çıplak bırakır.
•Her ezan, bir doğuşu ve bir vedayı aynı anda taşır.
•Toprak, en sonunda hepimizi eşitler.
26 Kasım 2020 / Perşembe / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 17:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Ölüm, bir son değil, her nefeste yeniden başlama arzusunun bir yankısıdır; hayatın sırrı, onun içinde gizlidir."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!