Bir öğretmen düştü bugün,
Bir sınıfın ışığı söndü ansızın.
Tebeşir tozu hâlâ tahtada,
Ama sesi yok artık sabahın.
Koridorlar ürkek, duvarlar mahzun,
Sen okuldan dönerken sokaklar sessizdi,
Kalbimde bir telaş, gözlerimde gizdi.
Kalabalık içinden bir seni seçerdim,
Bir gülüşünle bütün dünyayı geçerdim.
Dil dediğin kalbin sırrına bende,
Gönül ne pişerse, o var dümende.
Lüzumsuz her kelam yüke dönüşür,
Mana ziyan olur, laf tükenende.
Hangi harf yetişir kalbin hızına?
Dertli, dertlinin kapısını çalmaz…
Çünkü bilir;
Her insan kendi gecesinde
sessizce ölür biraz.
Bazı acılar anlatılmaz.
Her bakışta saklı derin bir mana,
Dudaktan dökülmez, erer cihana.
Gözlerin içinden akan o pınar,
Gönülden gönüle gizlice ağar.
Kelama ne hacet, gözler konuşur,
Sessizliğin Sırrı
Dilimde düğümlü binlerce cümle,
Dökülse yakacak, kalacak küle.
Kıyamam incitmem bir tek sözümle,
Kırılan kalbimi sustum en sonunda.
Dünya susmuş, gökler ağlar gibi,
Bir çocuk kalır, masum kalbiyle diri…
Ne suç işledik biz, ne günahımız var?
Toprak bile utanır, göğe bakar.
Sonra" derken bir bakarsın, sönmüş ocak, bitmiş köz,
Vade dolar, mühlet biter, tutulamaz hiçbir söz.
Ecel gizli bir gölgeymiş, her an kapı çalacak,
Bugün varken gayret eyle, yarın hayal olacak.
Heveslerin peşi sıra, daldık derin uykuya,
Sonra dedin ey gönül, aldandın zamana,
Bir nefeslik ömrü verdin sen boşa.
Yarın diye diye tükettin anı,
Bir baktın elinden kayıp gitti canı.
“Sonra kılarım” dedin, kaldı secden,
Dil kalbe aynadır, söz ise mizan,
Manasız kelamda yorulur lisan.
Zulmetme harflere, dökme beyhude,
Sükûtla kemale erer her insan.
Çok sözde gizlidir nefsin telaşı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!