Değer, vaktinde bilinmeli insan,
Mezar taşları anlatmaz bir annenin sıcaklığını,
Bir babanın susarak verdiği emeği,
Bir dostun omzundaki güveni anlatmaz.
Toprak konuşmaz gülden, çiçekten,
Seni bir köşeye fırlatıp atan,
Gözünde bir hiçmiş gibi davranan,
Sana kıymet vermez, hep lafa batan;
Gördüğün o anda, koyduğun yerdir.
Sen adım attıkça o kaçıyorsa,
Nerede kaldı eski bayramlar,
Sevinçle açılan güzel akşamlar,
Gönülden gönüle kuran selamlar,
Nerede kaldı, nerede kaldı?
Nerede kaldı dost meclisleri,
Aşkın nârı ile yansın bu özler,
Hakk’ı zikreylesin susmasın sözler,
Mevlâ’yı arayan o nurlu gözler;
Yaş ile yıkanıp, ummanı gözler.
Varlık sahrasında bir kuru cansın,
Sana anlatacaklarım var...
Belki duyunca susacaksın,
Belki de yıllardır cevabını aradığın şeyi bulacaksın.
Bilmiyorum...
Ama içimde öyle bir cümle büyüyor ki,
Ne gece taşıyabiliyor onu,
Bir öğretmen düştü bugün,
Bir sınıfın ışığı söndü ansızın.
Tebeşir tozu hâlâ tahtada,
Ama sesi yok artık sabahın.
Koridorlar ürkek, duvarlar mahzun,
Sen de mi şairsin?
Sen de mi şiir yazıyorsun?
— Evet…
kalem tutmadan önce de şairdim ben.
daha doğmadan yazılmıştı ilk mısram,
adım konmadan çizilmişti yolum.
Seni Anlatıyor
"En tehlikeli sessizlik; söyleyecek sözü kalmayanın değil, her şeyi anlayıp da susanın sessizliğidir."
Bazı insanlar susmayı seçmez,
Hayat onları sustura sustura olgunlaştırır.
Sen okuldan dönerken sokaklar sessizdi,
Kalbimde bir telaş, gözlerimde gizdi.
Kalabalık içinden bir seni seçerdim,
Bir gülüşünle bütün dünyayı geçerdim.
Dil dediğin kalbin sırrına bende,
Gönül ne pişerse, o var dümende.
Lüzumsuz her kelam yüke dönüşür,
Mana ziyan olur, laf tükenende.
Hangi harf yetişir kalbin hızına?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!