Dünya dediğin gölgedir, konar da göçer,
Kul neyi büyütürse gönlü onu içer.
Hırs ile yoğrulan her öfkeli nefes,
Ruhu dara düşürür, kalbi eder kafes.
Siniri taç eden huzur bulmaz asla,
Sırtımda bir küfe, içi hep dolu,
Adı beklenti, yorar bu kulu.
Gözümde bir duman, keser bu yolu,
Her köşebaşında bir belki durur.
Kurulur zihinde gizli saraylar,
Soyundum dünyadan, yük kaldı tende,
Bir tebessüm saklı, derin efkâr bende.
Herkes beni güler, neşeli sanır da,
Fırtına koparken sessizlik içimde.
Dost meclislerinde sözlere karıştım,
Ben Seni Hiç Özlemedim Ki
Kimse anlamadı...
Ben de anlatmadım zaten.
Bir akşam,
Ben sizi hiç özlemedim ki...
Yorgun bir akşam çöker bazen omuzlarıma,
Bir sandalyeye ilişir sessizliğim.
Bilseler ne olacak?
Gözlerime bakarlar, seni göremezler.
Dizelerimi okurlar, seni seçemezler.
Adını duyarlar belki bir rüzgâr misali,
Ama gönlümdeki yerini tarif edemezler.
Bazı bakışlarda gizli niyaz var,
Gönülden gönüle uzanan iz var.
Söz ile anlatmak mümkün değil ki,
Kirpiğin ucunda saklanan sır var.
Bir çift göz bazen secdeye döner,
Bazen bir insan bin cana bedeldir,
Sözü susar, hâli gönle rehberdir.
Ne malda gözü vardır ne de övgüde,
Dost dediğin Hakk’a açılan bir yerdir.
Bir bakışı zikirdir, gönlü arındırır,
Güneş alnıma kor gibi vururken,
Deniz susmuş, dalga içime yürürken.
Bir simit arabası durdu önümde,
Bir ömür bekliyordu sessiz görünürde.
Yüzüne baktım... Çizgiler konuştu,
Geceydi...
Rüzgâr adımı benden önce söylüyordu,
Ay bulutların ardında korkuyu örüyordu.
Issız sokaklarda yalnız yürüdüm sandım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!