Gece yine sessizce çöktü şehre,
Adını taşıyor rüzgâr bu gece.
Bir sen eksiksin bütün resimde,
Her şey yerinde ama sen nerede?
Nehirleri taşırdıda gözyaşlarım
Bir sen göremedin tek damlasını bile
Yaktı kavurduda içimde yanan ateş
Dağları ovaları
Bir sen göremedin tek bir kıvılcımını bile
Bağırdım haykırdım da yer gök inledi
Bana, “senin için bittimi artık” diye sordular.
Cevap veremedim.
Ne diyebilirdim ki…
Bitmedi desem, içimde hâlâ bir yer kanarken gülüp geçeceklerdi.
Bitti desem, en çok kendime yalan söylemiş olacaktım.
Cevap veremedim.
Kirpiklerimde pas tutmuş geceler var benim,
Her biri cinnet kokan suskunluk taşıyor.
İçimde kurşuni bir kıyamet büyüyor usulca,
Ve ben hâlâ insan diye dolaşıyorum.
Gözlerim…
Artık merhamet barındırmıyor hiçbir surette.
Sen ki...!
Senden başkasını görmeyen gözlerimin
Bulutların ardında saklı kalan cennetimsin
Uyandığımda yüzüme vuran vuslatım
Cihana sarıldığım sen
Dalında kuruttun beni.
Bekledin, yapraklarımı dökene kadar.
Kesmedin ki yeniden çiçek açayım boğum yerimden.
Öylece bıraktın beni.
Sararttın, nefes alamayayım diye.
Deli ettin ömrüm,
ömrüm hep bana mı?
Olacak zulmün,
nedir bilmem bu ziyan...
Ahlarım zehir, yılan.
Yolumu kaybettim çıkmazlardayım
Yığılmış önüme arsız duygularım
Hain gecelerde ıssız çığlıklarım
Viraneyim sensizlikle divaneyim sessizlikle
Çıkmıyor sesim esaretim
Esaretim lanet yokluğuna
Aşk acı çekmektir,
Acı olmazsa anlamı olmaz.
Aşk, fedakârlıkları sonuna kadar götürmektir.
Gözyaşlarınla büyütmektir,
Aynı bir tohum gibi.
Gel…
Adını söylemeyeyim bu defa,
Çünkü harflerin bile kıskanır birbirini sende.
Ben seni
Eski bir şairin kaleminden düşmüş en güzel kaza gibi sevdim.
Ne plan vardı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!