Gel…
Adını söylemeyeyim bu defa,
Çünkü harflerin bile kıskanır birbirini sende.
Ben seni
Eski bir şairin kaleminden düşmüş en güzel kaza gibi sevdim.
Ne plan vardı,
Ne hesap…
Sadece kalbim seni görünce
İsyana kalktı.
Gözlerin…
Bir bahar sabahı değil;
Bütün baharların kendisi sanki.
Baktıkça içimde
Unutulmuş çiçekler açıyor,
Adını bilmediğim renkler çoğalıyor ruhumda.
Sen güldüğünde
Zaman bile duruyor bir an.
Sanki dünya
Senin tebessümüne doğru eğiliyor usulca.
Ben o anda
Ne geçmişi hatırlıyorum
Ne geleceği…
Sadece sen kalıyorsun.
Seni sevmek;
Bir divan sayfasına düşen gül yaprağı gibi…
Hem narin
Hem kaderli.
Dokunsam da incinirsin diye
Kalbim hep mesafeyi ezberliyor.
Ama bil ki sevgilim,
Ben sana en çok
Sana dokunamadığım yerden yakınım.
İçimde büyüyorsun;
Bir dua gibi,
Bir ilahi gibi,
Her gün biraz daha çoğalarak.
Eğer aşk bir memleketse…
Ben oranın sürgün değil,
Sana teslim olmuş sultanıyım.
Ve sen…
İçimde hiç bitmeyen en güzel ferman.
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 19:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!