Ellerimde zincirler olsaydı,ayaklarımda prangalar Keşke
Her defasında sana dönmeseydim.
Gözlerim kör olsaydı,dilim lâl
Yalan gözlerine bakmasaydım, bitmek bilmeyen sahte sözlerinle sana inanan kalbim ve dilimle konuşmasaydım
Kopsaydı dilim.
Zindan içinde mahkum kalan bedenim
Sigara yaktım.
Ama bu sefer gece değil,
gündüzün en göz alıcı zamanında…
Gökyüzünün yeni yeni oluştuğu,
güneşin yavaş yavaş eşsiz rengine büründüğü
sabahın ilk ışıklarında.
Mabedim
Tutsağın olmuş tüm benliğim
Esir düştüm o ceylan gözlerine
Aahh...!O bakışın yok mu ?
Benim canımı yakan
Mabedim,sana esirim,esirinim
Bir gece sustum içimde kopan fırtınalara
Geceyi omzuna almış bir kadın gibiydi yalnızlık,
Sessizdi…
Ama sustukça büyüyordu içimdeki çığlık.
Bir kırık aynaya baktım bu sabah,
Yüzüm değil, yıllarım parçalanmıştı.
Zamanında en çok ışık saçan sendin,
Gölgende ne akşamlar geçti…
Nasıl bir büyüsün sen…
Uykularımı bölen,
Yokluğunla bile sarmaş dolaş olduğum,
Soluğumu kesen… nasıl bir büyüsün sen?
İçinden çıkamadığım,
Ruhumu saran görünmez duvarlarla örülmüş
Nasılda özlemişim seni, gün ışığı gibi parlayan gözlerini...
Karanlığımı aydınlatan gün yüzünü,
nasılda özlemişim.
Medcezir gibi kavgalarımızı,
yeter dediğinde bile
Yangınlar var içimde, yanardağdan akan volkanlardaki lâvlar gibi.
Dışımda çiçek açar gibi görünürken,
Kim nereden bilecek ki ciğerimin bittiğini,
Kalbimin yavaş yavaş eridiğini?
Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken ateş çıkıyor ya, nasıl acıdığını kim bilecek?
O sen değilsin tutkun olduğum
Göğsümde uyuttuğum sen değilsin
Sevişirken bedeninin yangını kaybolmuş
Kaybolmuş benliğin,kendini unutmuşsun
Çıkma yollarıma tövbe ettim
Asrın kalemini yitirmiş gibi ellerim
Yazmaya mecalim yokken
Beni kendine çeken o eşsiz kalemim
Tamam bu kadar derken Beni sözcüklere döken
Yüzümde gülümseme,içimde aşk ve heyecanla
Beni kendine çeken belki anlamlı,belki anlamsız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!